Blog
Blog nedir?
. . .
Kendi blogunu oluştur ;)
Rastgele blog
Log in
Rapor et
yanarakolum>>internetin karanlık yuzu ANA SAYFA metal kültür paylaşım platformu:D
Web Stats
Arşiv
Temmuz 2008
Haziran 2008
Mayıs 2008
Nisan 2008
Mart 2008
Mayıs 2007
Ana sayfa
|
Yazılar
|
Resimler
|
Videolar
< önceki
|
sonraki >
• Kataklysm - Prevail Albümü Kritiği
03 Mayıs 2008
06:39
|
sat-web
|
0 fav
|
0 yorum
Kanada’nın dev gruplarından Cryptopsy’nin albüm kritiğinden kısa süre sonra Kataklysm’inde kritiğide “Canadian Assault” şeklinde kolpalar kolpası ifadem ile birlikte sevgili Bira semalarında yer almakta. Grubun 2007’deki live albümü oldukça leziz ve fanları doyuran bir çalışmaydı, onun öncesinde çıkardıkları In the Arms of Devastation albümü ise ülkemizde fason metal tekstili piyasasında Cradle’la bile boy ölçüşecek bir hale gelmişti, buralarda bu kadar tuttuysa yurtdışında ne kadar tuttuğunu siz düşünün !?! Şirketleri Nuclear Blast’ın gruba daima verdikleri destekten kelli ne kadar başarılı olduklarını söylemeye gerek bile yok. Kritiğini yaptığımız albüm grubun 11. Stüdyo albümü ve 92’deki ilk albümlerinden bu yana kendilerine has diyebileceğimiz bir tarza, “Kataklysm Sound’u” diyebileceğimiz bir sounda sahipler. İşte bu noktada “Kataklysm Sound’u” ve “Kataklsym Stili” diyebileceğimiz bu müzik artık ne kadar orjinal geliyor insanlara bilemiyorum. Grubumuzun kadrosu şu şekilde :
Maurizio Iacono - Vokal
Jean-François Dagenais - Gitar
Stéphane Barbe - Bass
Max Duhamel – Davul
Albümün şarki listesi ise
1- Prevail
2- Taking the World by Storm
3- The Chains of Power
4- As Death Lingers
5- Blood in Heaven
6- To The Throne of Sorrow
7- Breath To Dominate
8- Tear Down the Kingdom
9- The Vultures Are Watching
10- The Last Effort
Albüm kritiğine damardan giriş yapacak olursak :
Müzik Ne Tarz ?/ Yaptıkları İşin Hakkını Vermişlermi ?
Bilmeyenler için söyleyelim, elemanlar Yer yer melodik rifflerle süslenmiş bir death metal icra etmekteler ki bu müziği bol bol ekledikleri oturaklı, konserlerde bol headbang garantili standart rifflerle çok şık biçimde süslemekteler. Bu albümde de farkeden çok fazla şey yok. Grubun ölümcül bir takipçisi olmasam da yıllar içinde elemanların hızlarının çok çok çok yavaş bir biçimde olsa da azaldığını hissediyorum bazen. Prevail olması gerektiği gibi gaz bir açılış ile seyirciyi selamlamakta. Max Duhammel’in kesinlikle grubun orjinalliğinde katkısı olan davul stili blastların başladığı ilk an ile kendini gösteriyor. Yıllardır grupta rifflerin tek yazarı gibi gözükmekte olan Jean-François Dagenais (ismi c/p ettim itiraf ediyorum) ise son birkaç albümdür net biçimde hissettiğim üretkenlik kısırlaşmasına kapılmaya devam etmekte bence. Vokaller yer yer çok şık efektlenmiş, yani elemanın ham sesini duymak yerine daha atmosferik bir sound var abimizin sesinde.(Dediğim gibi, yer yer malesef...) Bir Nuclear Blast grubu her metalci tarafından dinlenilebilmelidir gibi bir kuralımı var adamların bilmiyorum ama bazı riffler “halamın oğlu çalıyodu geçen gün bunu” dedirtecek derecede tanıdık. Melodik yapısı içinde, bazı riffler Melodik Black Metal ile, bazıları İsveç death Metali ile ilişkilendirilebilecek riffler mevcut ki ben en çok Blood in Heaven şarkısındaki atmosferi beğendim albümdeki melodik mevzular içinde. Hypocrisy’nin eski albümlerinden (Abducted, The 4th Dimension) şeyler hatırlattı bana,ayrı bir sevdim şarkıyı. Bu arada elemanların performansları hakkında da ir kaç şey demek şart. Bence gayet çık ve temiz çalınmış, yılların tecrübesi olan bu elemanlar için gayet iyi bir şekilde kotarıldığı bariz olan bir albüm. Kendi tarzlarında sevilmeye devam edecek bir iş. Yaptıkları işin hakkını vermişler demek lazım hakikaten...
Kayıt ve Prodüksyon ?
Grubun bu zamanki tüm işlerinde prodüktör eleman, gitarist Jean-François Dagenais olagelmiştir ve bu albümde de iş aynı şekilde yapılmış. Kayıtın mixini ise Jason Suecof kişisi ile Florida’da yapmışlar. Bu büyüklükte, bu büyük bütçelere ve imkanlara sahip gruplar için işin harika olacağı zaten aşikar. Fakat ben elemanlardan yıllardır daha karanlık soundlar beklerim, davulların felan bu kadar temiz olmaması gerektiğini düşünürüm. Aynı fikirlerim bu albümde de devam etmekte. Yani b.k atmış olmayalım, piyasadaki 10 kayıdın 9,5 unu tokatlar bu kayıt ama yine de ben bu soundlarının fanı olamadım bir türlü.
Risultante İmportante
Evet, Fatih Hocamızın efsanevi cümlesinde dendiği gibi sonuca geliyoruz. Albüm bildiğimiz Kataklysm soundunda, her zaman melodik şeylerin biraz daha katıldığı ve fanlarının beklentilerine ilaç olacak cinsten bir albüm ama Kataklysm’dan farklı bir şeyler bekleyenlerin çok fazla takılmasına gerek yok derim. Bu aralar Deicide kasırgasından zaman kalırsa bu albüm arada gayet iyi gidebilir. Bence grubun diskografisinde eksik noksanlıkları olduğu kesinlikle düşünülmeyecek bir albüm ama bence 2. bir gitarist ihtiyaçları her seferinde daha da acil bir şekilde gözüküyor. Yeni riffler, yeni açılımlar lazım adamların müziğine. Cryptopsy gibi tümden farklılıklar yaratmaya gerek te yok, Death Metal’in sonsuz zenginliği malum...
« Third Degree - Punk Sugar Albümü Kritiği
The Secret - Disintoxication Albümü Kritiği »
Yorum yap