| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Image Hosted by ImageShack.us


Yazılar

Selfish - Cause Pain Albümü Kritiği

 

  Selfish Finli olmaları (Finli olmak!) dışında hakkında zerre bilgim olmayan bir olay. ''Çok crust elemanlar lan, süper gibi adeta'' diye gaz verildi ben de edindim albümü.


Bir süre (3 dakika falan) araştırdım gugılda baktım bir şey çıkmadı ben de yazmadım elemanların kim olduğunu. Arzu edip araştıran olursa ekleyebilir ben de bakarım coni vokalmiş, sitiiv davulmuş falan öğrenirim.


Albümün açılış parçası Speedy Life, inceden melodik çok temiz İskandinav işi crust. Just Kick It ve ardından gelen Cause Pain Japon crust olaylarını andırıyor. Çok nefis İskandinav-japon melezi olmuş.


I Wanna Feel Some alttan patlayan davullar üzerine kısa riffler döşenmiş çok gaz bir parça. Kısa bir solo ardından tekrar giriyor bu riffler. Çok gaz lan tribün atmosferi yaratmış adamlar resmen


Old school girişin ardından fevri koro vokalleri ile Never Satisfied son darbeyi vurmuş.


Crust sever bünyeler edinsin, güzel albüm yapmış elemanlar. Kapağı da gayet şık. CD olarak edinilse eve gelen dişilerin ''ayy bu ne böyle nasıl bi grup ki bu'' gibi tepkileri olabilir. Çok güzel ekmek çıkabilir yani o da puanını arttırdı albümün.



1. Speedy Life
2. Just Kick It
3. Cause Pain
4. I Wanna Feel Some
5. Living Out Loud
6. Never Satisfied
7. Outro

Badem - Grup 84

Badem ve seksendört, 30 Mayıs 2008'de İzmir Ooze Venue'de sahne alacak.

Tarih : 30.05.2008 21:00
Mekan : Ooze Venue - İZMİR

Malignant Tumour - In Full Swing Albümü Kritiği

 

  Çek hc/grind hayvanları Malignant Tumour 3. albümleri ile tekme tokat bir dönüş yaptılar. Tam da böyle bir albümün en lazım olduğu, birayla en iyi gideceği günlerde geçti albüm elime.



Martin ``Bilos`` Bílek - gitar / vokal
Robert Šimek - bass / vökal
Kolár ``Koral`` - gitar
David Ševèík - davul


Açılış şeysi We Pain the Town Red hardcore davullar üzerine Discharge worship riffleri ile mega klas bir kazımasyon olayı. Ardından gelen We Are the Metal yine  hardcore davulları, koro vakalleri bindirmiş. Bol crustlı, çok ağır gaz olaylar. 

Elemanların 90 lardaki daha gore günleri dışında tüm abümlerinde sıkça karşılaşılan Motorhead worshipi rifflerin ardarda patladığı Bristroll, Smack the Fools, Electric Church gibi rock'n roll şeysi olan parçalarda gazın şahı padişahı verilmiş.


Bol Motorhead üstü az Discharge In Full Swing ve  tempoyu düşürüp kısa bir solonun ardından yine aynı gaza devam edişi çok şık ayarlanmış oln In Bottle There's No Law (hey maşşallah) moshpitleri kana bulamak amaçlı yaratılmış parçalar.

 
 

Çok şık hardcore/punk alt yapılı, nispeten temiz kayıtlı, uzak ara en old school albümüdür gözümde Malignant Tumour'un. Götümüzden ter akıtan bu mevsimde soğuk kırmızı tuborg eşliğinde dinlenilesi nefis bir  albüm, gideri çok yüksek.


1.We Pain the Town Red
2.We Are the Metal
3.Bristroll
4.Smack the Fools
5.Renault Star
6.High Time to an End
7.In Full Swing
8.Electric Church
9.In Bottle There's No Law
10.Dressed to Kill
11.Hellbooze Armageddon

Aes Dana - Formor Albümü kritiği

 

    Fransızlarda Kelt kanı var mıdır bilmem ve araştıracağımı da sanmıyorum. Celtic Metal denince akla ilk olarak İrlanda ve peşinden Cruachan gelse de Aes Dana isimli mevzu bahis Fransız topluluk da bu işe gönül vermiş ve hakkını vermiş.

Tabiki işin içine Fransa karışınca Black Metal'in de bulaşması gayet normal bir durum.

Vidar - Vokal
Tilion - Gitar
Milambre - Bas
Hades - Flüt ve Üflemeli Çalgılar
Juan Jolocaust - Davul

Kadrosu ile 2006 yılında insanlığın üzerine salınan albümün parça listesi aşağıdaki şekildedir

1. Les Traces De La Branche Rouge  04:45
2. Formors,Mer De Glaces Et D'ombre  06:36
3. Formors,Exil  06:55 
4. Gwenardell  06:28 
5. Le Combat Des Arbres 04:48 
6. Les Griffes Des Oiseaux  04:16 
7. Ventres Noirs  05:25 
8. Manannan Mac Lir  07:07

Les Traces De La Branche Rouge  parçasının başlaması ile birlikte kolunuza piknik sepetinizi takıp kıra,dağa,bayıra çıkmak istemeniz gaywet normal ancak Black Metalin de bu kadar eğlenceli olmayacağı gerçeğinin farkına varıyorsunuz. Temponun yer yer düşüp çıkması, Üflemeli çalgıların işin içine girmesiyle geliyor adeta.

Formors,Mer De Glaces Et D'ombre  ise daha karamsar yapısı ile öncülünden farklılık gösteriyor ancak yine bir marş havası yine bir black metal etkileşimi ve yine leş bir vokal buluyoruz karşımızda.

Formors,Exil parçası diğerlerine göre daha metal başlayıp metal bitiyor ancak arada geçen bölümlerde bir etnikleşme illaki var.

Gwenardell ege yöresini andıran zurnalı girişi ile gönülleri fethedip 6 buçuk dakikalık melodi şovuyla ömre ömür katıyor

Le Combat Des Arbres  adındaki combat ile alakalı olsa gerek bi savaş marşı da olabilir,küflü zamanlardan bi savaş hikayesini de anlatıyor olabilir. Ne olduğunu bilemiyoruz ortalıkta gezen şarkı sözleri olmadığından ancak çok favori bir şarkım oldu kısa zamanda

Les Griffes Des Oiseaux diğerlerine göre pek de farklı bir şarkı değil ancak sonlara doğru kazımaları diğerlerine göre çok daha fazla.

Ventres Noirs insanın içini gıdıklayan girişi ve devamı ile alvümdeki dişğer şarkıların standartında

Manannan Mac Lir bir kaybedişin hikayesi olsa gerek. Gayet de güzel hikaye olkmuş. Eğer bi teması varsa albümün bu şarkının sonunda kesin adam ölüyodur başka bişey değildir.

Çok tatlı çok klas albüm olmuş devamı gelir inşallah yakınlarda.Ayrıca grup 5 kişi gözüküyor ama fotoğraflarda hep 6 kişi o da anlayamadığım bir durumdur.

Decaying Purity - Phases of Dimensional Torture Albümü Kritiği

 

  Yaşadığımız sene itibari ile yurdumdan klas death metal albümleri çıkmaya başladı ve bugüne kadar bu ülke topraklarından çıkmış en oturaklı en klas işlerden birisi İstanbul’dan Decaying Purity’nin ilk albümü olan Phases of Dimensional Torture... Albüm yurdumuzun pek alışık olmadığı şekilde yurtdışından basılmış nadir albümlerden birisi olma özelliğini de taşımakta. İspanyol Grotesque Records’dan çıkan albüm tokat gibi riffler, hastalıklı bir sound brutal bir ziyafet içeriyor. Grubun müziğini kafadan övmüş olduk ama bununla birlikte şirketin de Decaying Purity’e ve müziğine güvendiğini gruba yaptıkları promosyondan anlayabiliriz. Pre-Order paketleri ve yurtdışında grubu tanıtma çabaları bunların bir göstergesi. Çok iyi bir promosyon yapılıyor grup için şu ana kadar ve albüm tüm dünya da kobra misali salınmış bulunmakta... Grubun kadrosu :

Serkan Niron – Vokal
Mustafa Gürçalıoğlu – Gitar
Malik Çamlıca – Bass/Vokal
Onur Gazioğlu – Davul

Albümün şarkı listesi :

1 – Intro
2- Phases of Dimensional Torture
3- Atrocious Execution
4- Causing Mass Carnage
5- Create Torso With Hatchet
6- Exhume, Baptise and Bury
7- Mass Decapitation
8- Drowning By the Sense of Perversion
9- They Were Raped on Quarantine
10- Hemorrhoids Throat
11- Punish the Deceptive Severely
12- Increasing Deformations

Müzik Ne Tarz ? Yaptıkları İşin Hakkını Verebilmişler mi ?

  Decaying Purity için şunu söylemek doğru bir tanımlama olacaktır : Brutal Death Metal... Elemanlar en hasosundan brutal death metal yapmaktalar ki bu müziğin kalitesi yurt dışındaki aynı tarz grupların çoğundan da daha iyiler diye hemen iddialı bir laf edeyim. Hem süre hem şarkı sayısı hem de riff zenginliği olarak çok doyurucu bir iş. Introdaki “kebabize yakış” ların ardından albümün isim şarkısı öyle bir taaruzla giriyor ki gaza gelmemek mümkün değil. Herşey harika derken 2.37 de öyle bir riff giriyor ki... Konserlerdeki etkisini gördüm yaşadım herkes de yaşamalı diyorum.  Ardından gelen Atrocious... harika bir Slam Death Metal örneği bence. Biçer döverleri çalıştırmış elemanlar. Davulcu alttan twinleri hunharca yağdırırken vokal partisyonları adamı resmen katil ediyor. Girişte hafiften Morbid ve Cannibal kokusu alıp kendimden geçtiğim Exhume... ise albümün en klas şarkılarından birisi. 9. şarkı They Were... ise giriş riff i itibari ile zınk diye akıllara kazınır benden söylemesi. Ara ara şakıları intolar ve outrolar ile şenlendirmişler, mevzuya uymuş ve hiçte iğreti durmamış, çok klas. Albümün son şarkısı da kapanışta olması gerektiği gibi harika olmuş. Son kurşunu fena sıkıyor tayfa...

  Hani albümün hakkını verebilmişlermi demişiz yukarı ama boş bir laf olmuş zira elemanlar dünya kalitesinde ve çok kaliteli bir iş çıkarmışlar. Bizim birşey dememize gerek yok, dünya çapında övgüler geliyor zaten müziğe heryerden...

Kayıt ve Prodüksyon ?

Kayıt taş gibi olmuş ve İstanbul Kadıköy Turquoise’de yapmışlar kayıdı. Mixajı ise Serhat Deniz yapmış, iyi de yapmış. Çalımlar süper, soundun hafif karanlık ve kirli olması çok hoşuma gitti. Vokaller ise abartı iyi, Serkan’a bir afilli tebrik yollamak lazım.Ayrıca albümdeki scream vokaller ise Mustafa’ ya ait, konserde ise artık bassçı eleman döşemekte scream vokalleri. Vokallerden tebriklere başlamışken tüm elemanları tebrik edelim. Dünya standardında deathgrind müzisyenleri dinliyoruz valla albümde...

Netice ve Skor ?

Türkiye’nin son yıllarda sert müzikte yaptığı gelişim ve bu süreçteki grupların başardığı işlerin en önemlilerinden birisi bence bu albümdür. Herşeyi ile harika bir iş çıkmış ve unutmadan albümün artwork ünü dünyaca ünlü kapak çizeri John Zig yapmıştır ki kendisini Disgorge,Suffocation,Deeds Of Flesh,Severed Savior,Gorgasm vb. Gruplara yaptığı işlerle yadedebiliriz... Brutal Death Metal sevenlere ilaç olacak bir albüm. Orjinallari döşenesi konserlerinde coşuları bir grup. Ülkemizde çıkmış, gelmiş geçmiş en iyi albümlerden…

Ultimo Mondo Cannibale - Pornokult Albümü Kritiği

 

  İtalya goregrind, grindcore, brutal death metal grupları ve özellikle ultra sapıklıkları ile bu aralar listemde epey bi yukarıdalar.Bunun son örneği açık ara ile sapıklık konusunda fark atabilecek grup olan Ultimo Mondo Cannibale fetish Pornokult albümleri ile görücüye çıktılar.Dedelerimizden öğrendiğimiz taktik ile biz onlara kısaca U.M.C diyelim.

        Elemanlar ilk olarak 2006 yılında bir split albüm ile karşımıza çıktılar.Ki o zamanlardan ne kadar terbiyesiz olacaklarının sinyallerini vermişlerdi.Elemanların icra ettikleri müzik her ne kadar goregrind olsada biz porn goregrind desek yanlış olmaz.Ve çok yerinde bir teşhis olmuş olur.Sapıklıkta sınır yok.Adamların kapakları,şarkı sözleri her şeyleri ayrı bir olay ayrı bir malzeme.Zaten bu albümü bir şekilde alan veya bir şekilde bir yerlerden edinen birisi ne dediğimi çok iyi anlayacaktır.

        12 şarkılık bir listeden oluşan albümde şarkıların üçü cover ve bu coverların kime ait olduğunu az çok tahmin etmek mümkün.Biri bu işin baronları olmuş grubumuz Gut diğeri ise Impetigo.Anal sushi coverı pek bi güzel olmuş kanımca.Gerek vokalindeki brutal hali ve arada scream hali ile gerekse atakları ile oldukça başarılı. 

          Kendi icra ettikleri şarkılar arasında Into Your Ass,666 Cocks Into Your Pussy, Pornokult şarkıları gerk söz yapısı gerek müzik altyapısı ve güzellikleri ile dikkat çeken öğeler arasında.

        Genel bir goregrind havası içinde ilerleyen şarkılar introların etkisi ile daha güzel havalara bürünüp.Orgazm tadı bırakıyor vücutta.Gelelim albüm kapağına,ben buna bunun adı hayvanlık derim başka bişe demem.Artık elemanlar gay porno olaylarına mı el atmış pek çözemedim ama hem katliam hemde çok fena fetis bir olay söz konusu kapakta.

        Sapık üçlü kadro:

V. - Bass & Vocals
M. - Drums
F. - Guitars & Vocals

        Ultra sapık şarkı listesi:

1.Pornokult
2.Bananal
3.El Masturbador
4.666 Cocks Into Your Pussy
5.Piss Song
6.Into Your Ass
7.Anal Sushi (GUT cover)
8.Padre Pio Was A Necropedophile
9.Merde
10.Boneyard (IMPETIGO cover)
11.Pacciani
12.Dis-Organ-Ized (IMPETIGO cover)


Porngoregrind dinlerim ve bu işlerden büyük zevk alırım diyenler için fena can yakcak bir albüm.

Myspace: http://www.myspace.com/ultimomondocannibale

Warmaster - First War Albümü Kritiği

 

  Hollanda ovası death metal yuvası! Hollanda'da insanları çıldırtan tek şey sadece Ajax'ın futbolu değil şüphesiz, mantarı, Heineken'i var, patat'ı var, sapı çöpü var. Bunların akabinde de
bir sürü kazımasyon hadisesi vuku buluyor. Sokaklarında gezdiğim sınırlı günlerde bile gördüğüm 'şey'ler beni bile yola getiriyordu neredeyse, o derece...

Bugün mevzumuz bu güzide topraklardan çıkmış ve tahminimce ileride isimlerini bolca duyacağımız "Warmaster". Batı Hollanda'nın bu bereketli topraklarından
çıkan yiğitler olaya 2004 yılında başlamışlar, ilk albümleri "First War" ise geçtiğimiz mart ayında piyasaya çıkmış.

Buyrun size şarkı listesi:

1. Testimony From The Grave
2. Unleashing Devilment
3. Silent Scream
4. Against Heavy Odds
5. Psychological Suffering
6. In Cold Blood
7. Silent
8. 1914

2008 yılı içerisinde yayınlanmış eski usül ölümcül metalin bu güzide albümü siren sesleriyle açılmakta. Hemen arkasından şarkı başlayınca Obituary / Bolt Thrower arası
bir durumlar karşılaşıyoruz. Hatta müzik Bolt Thrower vokaller de Tardy ağabeyi andırıyor dersek açıklayıcılıkta üst noktalara çıkmış oluruz. Şarkının en vasat altı yeri ise
tahminen tarz nedeniyle (belki saçmalıyorum) üzerinde çok durulmayan davulları. Zaman zaman iyi atraksiyonlar gösterse de olmamış. Unleashing Devilment bu sorunu sanki çözmüş gibi.
Gayet cici, gayet vurucu bir şarkı. Silent Scream az önce saydığım grupların üstüne hafiften SFU andırışıyla karşılamakta. İlerleyen bölümlerde yaşanan değişimlerle
bu halledilmiş.

Bu arada bir noktadan sonra prodüksiyonun ucuzluğu dikkati çekmiyor değil. Davullar için bu mesele olmasa da gitarların daha özen isteyen tonlarda olmaları extra puan getirecekti..

Psychological Suffering karanlık atmosferde savaşa ve ölüme bolca gönderme yapıyor. Aralardaki fısıltılar ve sonlara doğru gelen efektler şık. Bunlardan
hemen sonra, son şarkı, 1914'e atlayacağım. 35 dakikalık albümün en uzun şarkısı olan 1914, eski usülün en iyi taraflarını bünyesinde barındırıyor. Orta tempo giderken birden hızlanan
rifler, albüm içindeki en iyi davul ve bir nevi "neden"i sorgulayan bir şarkı. Sallanacak kafası olana duyurulur...

Tarz sevenlerin ve özellikle adını yukarıda zikrettiğimiz gruplarla alakası olanların mutlak suretle edinmesi gereken bir çalışma.. Bir dahaki albüme
prodüksiyonu halledebilirlerse işte o zaman...

Corn Bijlemeer - Vokal
Rik van Gageldonk - Gitar
Merijn Schenkels - Gitar
Alex Schlter - Bas
Andr van dre Ree - Davul


http://www.myspace.com/warmasterdeathmetal
http://www.warmaster.nl/

Vulvectomy - Putrescent Clitoral Fermentation Albümü Kritiği

          Yüksek kalitede sapıklık,aşırı sapkın şarkı sözleri öldürücü vuruşları ile müzik.Çok leş olaylar meydana getirmekte bu öğeler bir araya geldiği zaman.Frekans ayarlarımız ile biraz oynadıktan sonra rotamızı İtalya’ya çeviriyoruz.
        İtalya sapıklık kitabında adından sıkça söz ettirecek bir grup olan  Vulvectomy ile karşınızdayız.Grubumuz Brutal Death Metal alanında çalışmalarını sürdürmekte.Gayet pis kazımasyon olayları içinde bulunmaktalar.Zaman zaman Slam grindcore havası,zaman zaman da bol ataklı bir havaya bürünen müzik yapısı ile oldukça başarılı.Grup 2007 de kurulmuş ve ilk albümleri ile başarılı işler yapacakları şimdiden ortada.
        Putrescent Clitoral Fermentation albümü bu işe gönül verenleri fazlası ile tatmin edecek bir durum.Özellikle müzik yapısı ile ve her zamanki gibi öldürücü rifleri ile ortama çok fena gaz veriyorlar.Hiçde öyle değişik işler yoluna gitmemişler elemanlar.Direk kazıma işlerine dalmışlar,ki çokda iyi etmişler deneysel işler yapıcağız diye nice grup müziklerinin içine etti bilen bilir .
        Tabi konu sapıklık olunca Vulvectomy grubunu ilk dinlediğim zaman aklıma direk Sikfuk geldi şarkı sözleri anlamında diyorum.Sikfuk,Gut her ne kadar bu işlerde sapıklıkta bir ekol olmuşsalar bence bu elemanlarda yakın gelecekte bu ağabeylerinin seviyelerine çıkacak.Müzik olarak Devourment,Digested Flesh, Abdominable Putridity havası esti ama iyice dinledikçe sonra o öküz gibi ataklar insanın vücudunu ikiye bölecek brutal vokal ve müzik ile farklılığı yavaş yavaş anlamakta ve nirvanaya varmaktayız. Pure guttural holocaust..diyesim geldi.
        Şu satırları yazarken halen dinlemekteyim ve büyük zevkler içinde ilerlemekteyim.Albümün kapağını görenler,oha bu ne lan aq.Bunlar insan mı yoksa genetikleri bozulmuş yaratıklar mı diyesi geliyor.Çünkü kapak gerçekten olağan dışı sanatsal bir eser.Yani böyle örnekleri piyasada vardır ama ne bilim ilk görüş anının etkisi ile süper bir çalışma olmuş diyorum.Tabi bunları yazdıktan sonra.Sende mi insansın soruları kafada oluşacaktır.

Grup elemanları;

DIEGO FANELLI - Vokills
MARIO DI GIAMBATTISTA - Guitar/Bass
Mr. ROLAND DR-670 - Slamming Drums

Albüm şarkıları;

1.Festering Detatched Genitals
2.Pusfull Hymen Liquified
3.Depilated Cunt Twitch
4.Masturbating with Defecated Entrails
5.Putrescent Clitoral Fermentation
6.Regurgitation of Menstrual Scabs
7.Fornicate In Putrefaction
8.Postmortal Orifice Lubrication


Bu albümü bu tarz sevenler için tavsiye ederim.
Ahada maysipeys : http://www.myspace.com/vulvectomy     

Mütiilation - Remains of a Ruined, Dead, Cursed Soul Albümü Kritiği

 

  Vaktiyle lise yaşlarında en özenti black metal dönemimde en çok kovaladığım gruplardan birisiydi Mütiilation. Değil albümüne, tanıtım amaçlı tek tük parçasına rastladım mı sevinirdim. Fanatizm hat safhadaymış meğer o zamanlarda.

Fransız Black Metal gruplarını gözümde diğer ülkelerden ayıran ve sempati duymamı sağlayan şey, "catchy" sound arayışına girmeden tıkataka tıkataka veya tatata şeklinde yaslayabilmeleridir aslında.Bu işin hakkını en iyi veren gruplardan biri gözümde Mütiilation. 1999 çıkışlı Remains of a Ruined, Dead, Cursed Soul albümünün parça listesi aşağıdaki şekildedir.

1-Suffer the Gestalt
2-To the Memory of the Dark Countess
3-Possessed and Immortal
4-Through the Funeral Maelstrom of Evil
5-Travels to Sadness, Hate & Depression
6-The Fear That Freeze
7-Holocaust in Mourning Dawn

Albümün ilk 5 parçası debut albüm 'Evil: The Gestalt of
Abomination' için 1993 öncesinde kaydedilmiş olsa da albüm yayınlanmamış, şarkılar elde patlamıştır. Son 2 parça ise 1996 yılında kaydedilmiş. Yani grubun şu anki kadrosu her ne kadar sadece Meyhna'ch (Willy Roussel) dan oluşuyor olsa da ilk 5 parçada Mördrëd ve Krissagrazabeth'in de emeğinin olduğunu söyleyebiliriz.

Her ne kadar sadece çatlak vokaller,leş gibi gitarlar, sürekli kaçan davullardan oluşuyor gibi gözükse de albümün arka planda dönen çok fazla melodi ile bezeli olduğu dikkatli bir dinleme sonrasında farkedilebiliyor.

Suffer the Gestalt albüme intro olmuş bir parça. Soundcheck havasıunda gitar,davul ve vokal paslaşması ile bir şarkı bütünlüğü yok ancak ilk andan itibaren tüyleri diken diken edip ortamda soğuk bir hava estiriyor.

Ardından gelen To the Memory of the Dark Countess parçası ise uzun kazımalarının dışında depresif tutumu ile beyin patlatmaya devam ediyor.

Çok fazla melodiye sahip, depresif, öfkeli ve hepsinden daha çok karanlık Possessed and Immortal ile ardından gelen Through the Funeral Maelstrom of Evil parçaları sıradan bir black metal albümü ile karşı karşıya olmadığınızı anlamanızı sağlıyor.

Travels to Sadness, Hate & Depression gerek ismiyle gerekse ismi ile olan uyumuyla albümdeki en favori parçam.

Son 2 parça The Fear That Freeze ve Holocaust in Mourning Dawn ise diğerlerine göre çok fazla temiz kayıtlar ancak aradan yılların geçmesi Ruhu bitirmiş anlaşılan. Grubun tek kişilik projeye düştüğü zamanda kaydedilmiş bu 2 parçayı önceki 5'in üstüne dinleyince 3 kişilik dönemin tekra gelmesini babalar gibi yardırmasını dilemekten başka bir şey düşünemiyor insan.Evet gerçekten çok kötü bir prodüksiyon ama gerçekten True Black!!

Mütiilation - Remains of a Ruined, Dead, Cursed Soul Albümü Kritiği

 

  Vaktiyle lise yaşlarında en özenti black metal dönemimde en çok kovaladığım gruplardan birisiydi Mütiilation. Değil albümüne, tanıtım amaçlı tek tük parçasına rastladım mı sevinirdim. Fanatizm hat safhadaymış meğer o zamanlarda.

Fransız Black Metal gruplarını gözümde diğer ülkelerden ayıran ve sempati duymamı sağlayan şey, "catchy" sound arayışına girmeden tıkataka tıkataka veya tatata şeklinde yaslayabilmeleridir aslında.Bu işin hakkını en iyi veren gruplardan biri gözümde Mütiilation. 1999 çıkışlı Remains of a Ruined, Dead, Cursed Soul albümünün parça listesi aşağıdaki şekildedir.

1-Suffer the Gestalt
2-To the Memory of the Dark Countess
3-Possessed and Immortal
4-Through the Funeral Maelstrom of Evil
5-Travels to Sadness, Hate & Depression
6-The Fear That Freeze
7-Holocaust in Mourning Dawn

Albümün ilk 5 parçası debut albüm 'Evil: The Gestalt of
Abomination' için 1993 öncesinde kaydedilmiş olsa da albüm yayınlanmamış, şarkılar elde patlamıştır. Son 2 parça ise 1996 yılında kaydedilmiş. Yani grubun şu anki kadrosu her ne kadar sadece Meyhna'ch (Willy Roussel) dan oluşuyor olsa da ilk 5 parçada Mördrëd ve Krissagrazabeth'in de emeğinin olduğunu söyleyebiliriz.

Her ne kadar sadece çatlak vokaller,leş gibi gitarlar, sürekli kaçan davullardan oluşuyor gibi gözükse de albümün arka planda dönen çok fazla melodi ile bezeli olduğu dikkatli bir dinleme sonrasında farkedilebiliyor.

Suffer the Gestalt albüme intro olmuş bir parça. Soundcheck havasıunda gitar,davul ve vokal paslaşması ile bir şarkı bütünlüğü yok ancak ilk andan itibaren tüyleri diken diken edip ortamda soğuk bir hava estiriyor.

Ardından gelen To the Memory of the Dark Countess parçası ise uzun kazımalarının dışında depresif tutumu ile beyin patlatmaya devam ediyor.

Çok fazla melodiye sahip, depresif, öfkeli ve hepsinden daha çok karanlık Possessed and Immortal ile ardından gelen Through the Funeral Maelstrom of Evil parçaları sıradan bir black metal albümü ile karşı karşıya olmadığınızı anlamanızı sağlıyor.

Travels to Sadness, Hate & Depression gerek ismiyle gerekse ismi ile olan uyumuyla albümdeki en favori parçam.

Son 2 parça The Fear That Freeze ve Holocaust in Mourning Dawn ise diğerlerine göre çok fazla temiz kayıtlar ancak aradan yılların geçmesi Ruhu bitirmiş anlaşılan. Grubun tek kişilik projeye düştüğü zamanda kaydedilmiş bu 2 parçayı önceki 5'in üstüne dinleyince 3 kişilik dönemin tekra gelmesini babalar gibi yardırmasını dilemekten başka bir şey düşünemiyor insan.Evet gerçekten çok kötü bir prodüksiyon ama gerçekten True Black!!

Him-lisch DarkLight-Liste Pagerank MekanRock.Net | Rock ve Metal Toplist