Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image Hosted by ImageShack.us


Yazılar

Satanizm Denen Saçmalık Bir Daha Hortladı...

 

  http://www.izmirpolis.gov.tr/bilisim/sibersuc_satanist.asp adresinden hiç bir harfini bile değiştirmeden aldım bu yazıyı. [] yani köşeli parantez içinde olanlar
benim yorumlarımdır.


Fransızca bir kelime olan "SATAN" kelimesinin Türkçe karşılığı "ŞEYTAN"'dır.[Fransız dil uzmanlarını çalıştıran İzmir Polisi, kelimenin kökenine kadar inmiş.] Satanizm ise şeytana ve kötülüğe gösterilen bağlılık ve onları yüceltme demektir.[Anlamını açıkcası bilmiyorum, öğrenmiş olduk] Geniş anlamda "Hristyanlık dininin kurallarının değiştirilmesi" anlamına da gelir.[Hmmm] Ayrıca Satanizm diğer anlamıyla da Tevrat' tan gelir ve " Karşı Çıkan" anlamındadır.


Satanizm akımını kuran ve onu bir doktrin olarak empoze eden ve onu bir din olarak ilan kişi ABD de Kara Papa lakaplı Sandor Anton LAVEY isimli bir şahıstır.[Din olarak ne zaman ilan etmiş merak ettim. Hala felsefik bir akım zannediyordum] LAVEY 11 Nisan 1930 yılında ABD de doğmuştur. Kafkas kökenli bir aileden gelen LAVEY önce aslan terbiyeciliği,[Bismillah] polis fotoğrafçılığı, kriminoloji uzmanlığı, oyunculuk ve hipnotizörlük yapmıştır. 5 yaşından itibaren müzikle uğraşmış, yıllar sonra Elektronik müziği seçerek Synthesizer teknolojisi üzerinde çalışmalar yapmıştır. Majikal müziği ararken Okült müzik adını verdiği parçalar besteliyordu. Ona göre insan; egoist, çirkin, habis ve korkulması gereken bir varlıktı.[Yalan mı?] Kötü olan şeytan değil, aksine insanın kendisi idi ve kötülüklerini şeytan adının ardına gizliyordu.


Lavey 30 Nisan 1966 tarihinde ABD nin San Fransisco kentinde Şeytan Kilisesi'nin (Satanik Kilise) açılışını yaptı. Örgüt; Seçkin, zengin, eğitimli, üretken, eksantrik kişilerden oluşuyordu.[Eksantrik mili diye birşey vardı sanırım, ehliyet kurslarında motor derslerinde gösterirlerdi] Şahsın 1997 de 67 yaşında ölmesinden sonra şu anki liderliğini Amerika' lı bir kadının yaptığı bilinmektedir. Ayrıca Satanistler LAVEY' in yazmış olduğu "THE: SATANİK BİBLE: (Satanik İncil)" ve "SEVEN GATE(Şeytanın Ayetleri)"[Dil uzmanı Fransız olduğu için ingilizcesi yetersiz kalmış, o kadar kusur yeniçerilerde bile olur] isimli kitaplara inanırlar. En son olarak bilinen ABD' de bir Kiliselerinin ve yaklaşık 20 bin üyelerinin olduğu bilinmekledir.


Lucifer, Beelzebub, İblis ve Karanlıklar Prensi gibi isimler ile tanımlanan Şeytan' ın çeşitli sembolleri bulunmaktadır. Fakat sembollerin en önemlisi Pentagram adı verilen beş uçlu yıldızı, kollarını açmış bir adam olarak ifade etmek mümkündür. Satanizmi benimseyen ve sempati duyan şahıslar canlı ve cansız alemde yegane gücün şeytanda olduğunu bir kişinin ne kadar çok kötülük yaparsa şeytana o kadar yakın olunacağına ve derecesinin de o alanda büyük olacağına Şeytana yakın olanların ise öbür alemde Cehennemde fazla ceza çekmeyeceğini ve şeytanın hizmetlerinde olacaklarından dolayı rahat bir ortamda zebanilik yapacaklarına inanırlar.


Ayrıca LAVEY "SATANİZMİN TEMEL İLKELERİ" isimleriyle yazdığı kitabında şeytanı tanımlamış ve onun müsamahayı, realiteyi, duru ve temiz bilgeliği, nezaket ve kibarlığı temsil etliğini söylemiştir.Burada LAVEY' in şeytanı sevimli hale getirme uğraşısı açıkça hissediliyor. Lavey' in şeytanı bu şekilde yorumlaması ilginçtir. O, kötülüğün ve şerrin kaynağı olarak bilinen şeytana, başka bir urba giydirerek sevimli hale getirme uğraşısı içinde gibidir. LAVEY Şeytana sadece güzel olan şeyleri layık görmemiş, bazı olumsuzlukları da nispet etmiştir. O nazik olduğu yerde aşırı serttir, hoş gördüğü anda baş kaldırıcı ve asidir. LAVEY, etrafındakilere; Allah' ın iyi Şeytanın kötü olduğunu dikte eden bir çevrede yetiştiklerini, iyi ve kötüyü, insanların kendi amaçlarına uydurup kullandıkları, rotatif terimler olduğunu söylemektedir. İşte Şeytan bu seçim gücünün sembolüdür.


SATANİSTLERİN BELİRLEYİCİ ÖZELLİKLERİ :[En sevdiğim konu!]


Satanistlerin ortak özelliği giyimlerinde siyah ve kırmızı renkleri tercih ederler.[Kırmızı İyidir isimli bir deneme yazmıştım. Onu okumuş olacaklar]

Deri pantolon,başlıklı tişörtler.abartılı gümüş takılar.[Kime göre abartılı takılar ?] Yaz kış bot.postal ve çizme giyerler. [Pis kokar ayakları demeyi unutmuşlar.Yaz kış bot, postal giyiyorlarsa, ööğğğkk. Eğer bir satanisti tanımak istiyorsanız ayaklarına bakın, kesin mantar hastasıdır.]


Kiliselerde yapılan ayinlere katılırlar.Çünkü Satanistler kiliseyi Şeytan için En iyi arkadaş görürler.[Hadi "Şeytan" kelimesini özel isim diye büyük yazdınız, "En" kimin adı? Şeytani bir sembol mü?]


Çoğunluğu yukarıda da belirtildiği üzere Satanistliğin Hıristiyanlık kurallarının değiştirilmesi amacını taşıdığından ters haç takarlar.


Kıyafetlerinde Satanist amblemleri taşırlar. Bu amblemlerin en önemlisi çift daire içerisindeki yıldızdır.Diğerleri ise hayali çizilmiş insan ve hayvan karışımı yaratıklardır.[Bunlar bilindik şeyler.]


Özellikle geceleri metruk yerlerde ve mezarlıklarda toplanıp ayin yaparlar.[Metruk kelimesini ilk defa duydum. Herhalde boş karanlık falan gibi manaları olmalı. Ankara`da ki satanistler de muhtemelen ayin yapmak için Haymanaya falan gidiyordur.]

Satanistler lider olarak kabul ellikleri Anton Sandor LAVEY' in kitaplarını okurlar.

Metal Müzik satan kasetçilere ve kafelere takılırlar. [Buyrun nerden yakarsanız yakın]


Kedi kanı içerler ve bununla ölümsüzlüğe ulaştıklarını iddia ederler.[Kedi kanı içerek kusarlar desek? Ölümsüzlük sallamaları falan...] Satanistlerin nihai hedefi şeytanı da yenerek sonuçta dünyayı ele geçirmektir.[Dr. Evil`ı çok seyretmiş bunlar] 7, 13, 666 sayıları, keçi, şarap ve ekmek onlar için kutsal sayılır.[Şarap!]


Bütün dinler ve bütün kutsal kitaplara karşı aşırı bir saldırganlık içerisinde olurlar. [Doğru. Mesela ben Dostoyevski`nin Karamazov Kardeşler`ini okuduktan sonra yatağın üzerine fırlattım.]

Guruba dahil her üyeye bir Mitolojik isim verilir. Özellikle Yunan tanrı ve tanrıçalarının isimleri ile mitolojik kahramanların isimleri verilir.[Sanki on beşbin tane yunan tanrı ve tanrıçası varda. Tabii, bir süre sonra bu isimler Hera17ank, Apollo-mrt gibi hallere dönüyor]


Satanistler kendileri dışındaki herkesi, bilinçsiz, bilgisiz ve aptal görürler. [Ben demedim, kendileri söylemiş...]


SATANİZME GÖRE ŞEYTAN:[Hiç yorum yok..]


Şeytan yasaklayıcılığı değil, affediciliği temsil eder.

Şeytan boş hayallerin değil, asıl gerçekliğin temsilcisidir.

Şeytan ikiyüzlülüğü, hilekarlığı değil, bilgeliği temsil eder.

Şeytan nankörler için boşuna harcanmış sevgiyi değil, hak edenlere gösterilen şefkati temsil eder.

Şeytan kötülere karşı öbür yanağı dönmeyi değil, intikamı simgeler.

Şeytan bazen insanı, bazen de hayvanı temsil eder. Bazen daha farklı bir yaratık olarak dört ayak üzerinde yürüdüğü farz edilir.

Şeytan günah diye nitelendirilen fiziksel, akli ve duygusal zevklere neden olan tüm zevklerin simgesidir.

Şeytan kilisenin şimdiye dek sahip olduğu en iyi arkadaşıdır.

Şeytan barışçı değil savaşçıdır.

Kötülüklere karşı suskun kalmak yerine, intikam almayı öngörür.

Günah diye nitelendirilen, fiziksel, akli ve duygusal tüm zevklerin simgesidir


SATANİZM' İN İLKELERİ:


LAVEY� in yazmış olduğu THE SATANİK BİBLE isimli kitabında Satanistlerin hayat kurallarını şu 11 madde şeklinde sıralamıştır;


Size sorulmadığı sürece fikirlerinizi kimseye söylemeyin. [Keşke herkes böyle yapsa]

İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak isteyenler dışında kimseye açmayın. [Doğrudur bence de]

Bir başkasının evinde misafirseniz ev sahibine saygılı olun veya daha işin başında oraya gitmeyin. [E bunda yanlış olan ne ?]

Sizin kendi evinizdeki misafir sizi rencide eder, canınızı sıkarsa sizde ona karşı zalimce davranın, [Peki]

Karşı cins açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin [Tecavüz etmeyin demiş, etmeyin.]

Problemi çözüp birini derdine çare olmak gibi bir mesuliyetin haricinde siz ile ilgisi olmayan hiçbir işe burnunuzu sokmayın. [Bunu okumuştuk sanki daha önceki satırlarda]

Kendi emel ve arzularınızı gerçekleştirmede, şayet sihrin gücünü kullanarak başarılı olduysanız mutlak suretle sihrin hakkını verin. Onun gücünü kabul edin. [Ehhh, sihir yapabiliyor olsaydım zaten hakkını verirdim. Geçiniz]

Sizinle alakalı olmayan hiçbir şeyden şikayette bulunmayın. [Polisi de meşgul etmemiş oluruz]

Küçük çocuklara zarar vermeyin. [Tamam]
Vahşi hayvanlara zarar vermeyin. [?]

Açık yerlerde yürürken kimseye zarar vermeyin. Eğer birisi sizi rahatsız ederse ona, bunu yapmamasını söyleyin, eğer hala buna devam ederse onu ortadan kaldırın. [Bu en güzeli imiş]


SATANİZMİN YAYILMA STRATEJİSİ : [Örgüt planı...]

1-SEMPATİZAN: Bu tür işlere ve eylemlere meraklı tipler zaten birer satanist adayıdır. Bunlar belirli bir şahısın etrafında toplanmaya başlarlar. Onun gibi giyinme, onun gibi konuşma, benzeri hareket ve tavırlar takınmaya başlarlar. [Biz buna sempatizandan ziyade ergenlik diyoruz]


2-ADAYLIK: Satanist guruba takılan bir kişi onlarla birlikle hareket etmeye başladıktan sonra bu gurup içinde bulunan ve gurubu gözaltında bulunduran kişi, belirli kıvama gelen kişileri seçmeye ve onlarla ilgilenmeye başlar. Kendisi ile ilgilenildiğini anlayan kişi kendisini daha fazla önemsemeye başlar, eğitimci tabir edilen gurupla ilgilenen şahıs ilgilendiği kişilerin sosyal ve ekonomik durumları ile yapabileceği işlerin hangi derecede olduğunu anlamaya çalışır. Yani gruplarına katılmaya çalışan şahısları kendilerine bir kötülük amacıylamı yoksa bilerek ve isteyerek mi girdiğini sınamaya başlar.


4- KÖLELİK: Grup içerisindeki lider konumunda bulunan şahıs artık kurbanı etkisi altına almaya başlamıştır. Bu kişinin her dediği yapılır ve o örnek alınır,sözünden dışarı çıkılmaz, maddi ve manevi yönden gurup lideri beslenmeye başlanır. Örnek olarak bu şahıs sizi birisinin kötülüğünden koruyorsa sizde ona yemek söylersiniz veya hediye vermeye başlarsınız. [Buna günümüz Türkiyesinde "Kankalık" falan diyorlar]


4� EĞİTİM: Şahıs yavaş yavaş Satanist olmaya başlamıştır, [Hmmmm] fakat bu hiçbir zaman karşı tarafa söylenmez, ilgilenen kişi kurbanın fiziki yapısına göre savaşçı, düşünce yapısına göre filozof, her iki özellik bir arada varsa yaylımcı kadroya dahil eder veya büyü ve ayin işlerine meraklı bir kişiliğe sahipse büyücü veya ayinci olarak yetiştirirler. Zeka ve kabiliyetlere göre tüm faaliyetlere katılıp eğitimci olunur. [Action Man gelecek hepimizi kurtaracak]


5- EĞİTİM SÜRECİNİN TAMAMLANMASI: Vampirlikte denilebilir. [Ohha!] Artık şahıslar güneş ışığından sıkılmaya, güneşe çıktığında vücudunun yandığını hissetmeye başlamıştır.[Aşmış bunlar] Bundan böyle şahıslar kötülük yapma derecesini yükseltmeye başlarlar. Hoşlanmadığı veya kendisine zarar verebileceğini düşündüğü kişilerin enerjisini çekmeye çalışır.[Satanizm de mıknatıslığın yeri ve önemi isimli bir sonraki çalışmayı bekliyorum ] Kendisine gönderilen kötü enerjileri geri göndermeye ve karşı tarafa savaş açmaya başlanır. 16 ve 17. kademeye kadar bu eğitim ve kendini geliştirme çabaları bu şekilde devam eder. 32. derecede artık bir Cadı veya bir Vampir derecesine gelmiş şahıs gelebileceği en üst makamda bulunmaktadır.[Bunlara acaba kendileri inanıyorlar mı?] 33 ve en son derece olan Şeytanın Oğlu olabilme en nihai derecedir.[Beşiktaşta bir topçu vardı, Rüzgarın Oğlu diyorlardı.]


SATANİST AYİNLERİ :[Hen hen]


Satanist ayinleri her ayın 13. de genellikle metruk binalarda, mezarlıklarda ve ormanlık alanlarda tam gece yarısı ve genellikle yedi kişinin katılımıyla KARATEKE ismini verdikleri gurup liderlerinin öncülüğünde yapılır.[Tabii] Karateke üzerine Satanist amblemi taşıyan siyah bir cübbe giyer. Bir masa üzerine ters haç veya pentagram işareti çizilerek ortasına gümüş bir kupa konur. Dünyada yaşayan iki canlı olan kedi ve keçinin kanının sadece negatif iyonu taşıdığı, keçinin kendileri için kutsal sayılması, kedinin ise nankör olduğu için düşman olarak görürler ve kedinin boğazını keserek kupanın içerisine akıtırlar. Önce gurup lideri ardından da üyeleri kanı içerler.[Şarap götürmemişlermiydi bunlar ayine? Neden kan içerler ki] Pozitif iyon taşıyan insan kanı, kedi kanı ile birleşince insanda rahatlama olur ve bu rahatlama devam edene kadar ayin devam eder. Bazen de Black Metal veya Death Metal müziği eşliğinde toplu ve bir arada seks yapılır.[Katılmak isteyenler için telefon numarası verseydiniz.][Death metal eşliğinde cima etmekte pek zevkliymiş]


Bu ayinlerde gön,[bu ne ya] kedi kanı, kara ip, şarap, kılıç, zil ve mum gibi bazı ritüelleri kullanırlar[Sinan gelirken migrosa uğrada iki şişe kan alıver gözüm.]. LAVEY' in Satanik incil' de bahsettiği bütün argümanların mutlaka bulunması zorunluluğu yoktur. Bir miktar para, şilte, gonlar siyah cübbe, kadeh ve kılıçların konulabileceği özel bir şey olmayabilir. İhtiyaç duyulan şey sadece sessiz bir yerdir. Satanist kilise bu durumdaki bir sataniste şu tavsiyede bulunur. Mumu yakın ve önünüze koyun. Dik oturun derin nefes alın ve sakinleşin. Şuurunuzu, tüm dış düşüncelerden temizleyin. Aleve bakarken içinizden veya yüksek sesle "KARANLIĞIN EFENDİSİ! BEN HAZIRIM, SENİN GÜCÜNÜ HİSEDİYORUM, BEN ŞEYTANIN SAHİPLENDİKLERİNDEN BİRİSİYİM, SELAM ŞEYTAN" deyin. [Selam!]


Yapılan ayinlere yabancılar katılamaz.[Tc vatandaşı olmak ve bunu belgelemek şarttır.] Ayin esnasında olanlar başkalarına anlatılmaz. Anlatanlar ise cezalandırılır. Bu cezalar vücutta sigara söndürme, elleri ve ayakları arkadan bağlanarak kafaya boş bir teneke geçirilir ve şahıs çıldırana kadar tenekeye su damlatılır. [Bahadır Boysal okumanın sonu.] Diğer bir ceza ise kadınlar tarafından uygulanan hadım etmelerdir.[Güzel mi acaba kadınlar ?]


TÜRKİYE' DE SATANİZM [En heyecanlı yer]


Satanizm, Türkiye'de ilk olarak internet' le yayılmaya başladı. Daha sonraları Heavy Metal grupları vasıtasıyla ilk adımlarını atarak özellikle gençler arasında yayıldı.[Doğrudur, ihtiyarlar paraya tapıyor] Şeytana tapanların çoğunluğunun gelir seviyesi yüksek vatandaşların çocukları olduğu, bu çocuklarında din ve öteki Kutsal değerlere karşı oldukları bilinmektedir. [Madem biliyorsun git yakala. Bu saçmalıkları yazıcağına devletin verdiği para yerine gitsin] Gençlerin bu işe başlaması önce bu müzikleri dinlemesi ile başlar,[Hay Allah`ım] sonra ise masum görünümlü arkadaş gurupları içerisinde satanist inancı yavaş yavaş empoze edilir.[...]


Ülkemize bir başka giriş şeklide İnternet� in dünyada sonraları da Türkiye de yaygınlaşması ile birlikte iyice taraftar topladı. Özellikle maddi durumu iyi olanların bu iş içinde olmasının nedeni evlerinde bilgisayarı ve kendisine ait bir odası olan gençler eğlence için internete bağlanarak "Chat" denen karşılıklı sohbetler yaparlar. Chat' Ieşme esnasında Satanistlerin ilginç chatları ile karşılaşır ve sohbete başlarlar. Bu ilk adımdır. Sonra Satanistler bu şahsa çeşitli bilgiler verir. Mesela; Satanizmin geçmişi ve geleceği, bulunduğu ildeki kendilerine yakın müzik marketler[ooff offf], şahıslar ve adreslerini vererek bunlarla bağlantı kurmalarını isterler ve böylece hedeflerine ulaşırlar.


Türkiye'deki Yayınları: Non Serviam,[Brehh] Şebek (Köprüaltı),[Biliyordum!] Ölüm ve Cenaze,[Tabii] Mahşer, Aşk ve Şarap, Shamain, Kadavra Zine, Piramit Zine, Mazine, Sombre, Toprak, Rockline, Mat gibi dergiler.[Bizi unutmuşlar, tüh..]

Türkiye'deki Müzik Gurupları: Satanic Werses,[Şair burada Satanic Verses demek istemiş, ama çok ağdalı bir dil kullanmış] Ehrimen,[Hayret bizim grubun adını doğru yazmışlar] Witctrap,[Tabii Tabii, birde yazabilsen] Pagan, Shamain, Asceraus, Sarkofokos,["Götünden sallamanın en güzel örneği". ] Sagu, Hezzihill,[Gülerler adama] Mopheus, Death Out [Şairin burada ne demek istediğini ben bile anlamadım] gibi yerli Heavy Metal gurupları.


Ayrıca Ülkemizdeki şimdi ki eylem planlan Sultanahmet Camii' nin yıkılması,[Töbe Töbe] Taksimde Cami yapılmak istenen meydanın işgali,[Evet, orada bakire kescekler] el yazması bir Kur' an-ı Kerim' in yırtılarak klozete veya denize atılması,[Buradan da anladığımız gibi satanistler alaturka tuvaletler yerine alafranga tuvaletlere sıçıyor] Kaşıkçı Elması' nın çalınması,[Birisi tv. de aksiyon filmi gösterimini yasaklasın. En azından kötü adamları yakalayan polis filmlerine bir on yıl kadar ara verilsin] kendilerine muhalif olup zarar verebilecek insanların Şeytana kurban edilmesi,[Kurşun adres sormaz ki] gücü ellerine geçirdikleri zaman ise din ayırımı gözetmeksizin bütün ibadethaneleri tahrip edeceklerini, ayrıca Hitler Faşizmini benimseyerek Türkiye' yi yabancı ırklardan temizleme gibi planları vardır.[Eylem planı değişti, bundan sonra mussolini faşizmi benimsensin] Faaliyetlerinin yoğun olduğu iller İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya, Bursa, Eskişehir, Kayseri� dir.[Bildiğim kadarıyla Samsun da da kasetçi olmalı. Bir kontrol edin isterseniz]

Katkılarından Dalayı Güvenlik Şube Müdürlüğü'ne Teşekkür ederiz.[Ediniz. Ediniz ama yemişler be hocam sizi...]


-------
Alttaki resim de yine aynı siteden alınmıştır. İzmir Emniyetinin olaya bakış açısında ki ciddiyeti yansıtır sanırım.Daha çok yoruma gerek yok bence...

ROCKİZM

ROCKİZM

Rockçı adam okur, cahil kalmaz!

Rapçiler gibi soytarı, paçoz olmaz!

Rockçı kendini sınırlamaz!

Siyah kırmızı ve mor takılır!

24 saat müzik dinler, hayatının anlamı müzikten geçer!

Gerçek müzikten yanadır.

Rockçı adam kimseye boyun eğmez!

Rockizm dışavuruculuk ve özgürlük demektir.

Rocker kendini kimseden aşağı görmez!

Rockçı adam kendisi gibi olur, ya da göründüğü gibi yaşar!

Kimseye özenmez!

Rocker özür dilemez, özür dilencek birşey yapmaz!

Rockçı adam gerçekçi olur.

Başarabilemeyeceği şeyleri tercih eder!

Sende rockerlığını göster rockizmi destekle.Desteğini ve ilgini bekliyoruz.Teşekkürler

KuruKafa Avatarları,Resimleri

Tatouages Mort 27Tatouages Mort 26 Tatouages Mort Tatouages Mort 1  Tatouages Mort 10  Tatouages Mort 12 Tatouages Mort 13 Tatouages Mort 14 Tatouages Mort 15 Tatouages Mort 16 Tatouages Mort 17 Tatouages Mort 18 Tatouages Mort 19 Tatouages Mort 2 Tatouages Mort 20 Tatouages Mort 21 Tatouages Mort 22 Tatouages Mort 23 Tatouages Mort 24 Tatouages Mort 25

The Cure'dan Yeni Single

The Cure, Eylül ayında yayınlayacakları 13. stüdyo albümlerine kadar her ayın 13’ünde single yayınlayacağını açıkladı.

13 Mayıs’ta yayınlanacak ilk single "The Only One" ve b-side "NY Trip" olacak, ikinci single ise 13 Haziran’da yayınlanacak olan "Freakshow" ve b-side "All Kinds of Stuff" yer alacak.

Her iki b yüzü şarkı da single’lara özel olacak ve albümde yer almayacak

Blessmon - Under the Storm of Hate Albümü Kritiği

    Avusturyalı yaman kondisyonla  hunharca kazımaya kendilerini adamış kara metalciler kendilerine güzel de isim bulmuş minik bir oynama iş tamam. Pratik olmak lazım iyi güzel ama logosu biraz tırt bu grubun.
Bunun haricinde azıcık Thunderbolt havası da yok değil grupta ama böylesine bir alt yapıyla adamlar masaya bir nevi yumruk da vurmuşlar, cok iddialılar kanımca.

Heriflerin rümuz ve pozisyonları:

Kynslagh - Gitar, Bass gitar, Vokal
Arghazt - Gitar, Bass gitar
Hyrzh - Davul


Karizma firma "Black Tower Productions" etiketi ile yayınlanan albümdeki propagandalar:

1.Dark hordes
2.As all live dies
3.Odessa
4.My spirit cold
5.Under the storm of hate
6.Carcass christ
7.Blood of the fallen
8.Gardens of blasphemy
9.Irsgarh


Karanlık ve satanizme tutulmuş bu lejyonerlerin solis olanı klas bir iş cıkarmış. Bu kanlı performansın tadına en iyi "Dark hordes" parçasına bakılabilir. Herifin meram anlatma işi de gaddar parcayı normal okuduğu kısımlar da.
Biraz HellMilitia solisti leş Russel tripleri de yok değil:p Davulcu olcak kazma cok klas cok temiz cok da seri kazıyor her bm grubuna lazım böyle adamlar.

Albümün makul şarkılarından birisi "Odessa" adlı parça.
Oldukca eskitoprak riffleri var iyi bir atmosfer yakalanmış akabinde aralara balyoz gibi kazımalar serpiştirmişler cok varım böyle gruplara.

"Under The Storm Of Hate" bu çalışmadaki gözde parçam. Heriflerin daha ilk albümü malum sitede yazdığına göre 2 demo cıkarmış adamların böyle "kvlt" işlere imza atmaları pek de sık raslanan bişey değil hele bu işin ağa babaları yavşaklığın dibine vurmuşken.

"Carcass christ" en az adı kadar cirkef ve terbiyesiz bir çalışma olmuş nerdeyse baştan sona  susmayan cift kroslar uzun ve seri kazımalar tüm parçada kendini ske ske hissettiriyor gitar riffleri ise cok eski toprak direk Oslo worship ama o adamlar asla su hızlara su işkenceye yaklaşamıyor bile.

Bir evvelki şarkı bitti deyip nefes alırken boğaza yapışan bir diğer grubun propaganda malzemesi ise "Blood of the fallen" şarkısı. Katti suretle canlı performans şarkısıdır acılışa koyar daha ilk saniyelerden kasırga gibi esersin sahnede peeh:)

Cennetin civarında bile dolanamayacakları daha bu albümle belli olmuş ağar kazımacıların son parçası ise "Irsgarh" adlı başyapıt. Kara metal alemi uzun zamandır yeraltı gruplarından böyle görkemli bir şarkı dinlemedi bence bi de tutup sona atmışlar hergeleler.
Bazı yerler Burzum tadı veriyor ama sonra cabucak durumu toparlayıp metronom köklemeleri yerinde bir tutum.

Grubun web sitesi:
http://www.blessmon.com/

MySpace adresi de,

http://www.myspace.com/blessmon1

Marduk - Rom 5:12 Albümü Kritiği


    Uzun zamandır Bira darkzine haberlerinde reklamlarını görüp kurtlandığımız ağzımızı ağır şekilde sulandıran dillere destan MARDUK albümü bikac saat evvel elimize gecmistir.Kelimenin tam anlamıyla şiddet ve kin yüklü gayet keskin şarkıları barındıran kan kızılı bir albüm olmuş diye koydum teşhisimi daha ötesi olamaz zaten. Şimdi normalde bu kadar az ( 4 - 5 saat boyunca kesintisiz.. ) dinleyip albüm yazmışlığım pek yok da bu o kadar lezzetli o kadar muhteşem o kadar karanlık leş pisslikk bir albüm olmuş ki duramadım actım gene kritik ekle aparatımızı.

Bir de en başta ekleyelim yeni bir PLAGUE ANGEL bekleyenleri fenalara getirecek bir albüm olmuş, parça altyapılarında kazıma cok azalmış bence ama esasen buna rağmen hayvanlıktan zerre ödün vermemiş, buram buram gaddarlık kokan ve ortalığı hele de dincileri tehdit eden bir baş yapıt gelmiş.
Albümde çok klas bir sound var, taşfaka triplere girmeyip müziğimden ödün vermem fanatizmi peşinde de değilseniz albümü edinin. Albümde tam 44 sayfa neredeyse ansiklopedi kalınlığında bir malzeme olacakmış demek ki Nisan ayında az icicez az gezicez albümü edineceğiz :p

Bilemeyen kitle icin grubun kadrosu:

Morgan Steinmeyer Håkansson - Gitar
Mortuus Arioch - Vokal
Magnus Devo Andersson - Bass
Emil Dragutinovic - Davul

Emil albümün kaydı akabinde gruptan ayrılmış şu anda sarışın genc bir yetenekli dimağ Lars Broddesson kişisi grupta baget sallıyor.

Blooddawn Productions etiketi ile nisanda raflarda nefret sacacak albümdeki parçalar:

1.The Levelling Dust
2.Cold Mouth Prayer
3.Imago Mortis
4.Through The Belly Of Damnation
5.1651
6.Limbs Of Worship
7.Accuser/Opposer
8.Vanity Of Vanities
9.Womb Of Perishableness
10.Voices From Avignon

Albümün açılışında buz gibi ama kısa bir intro var, peşinden ağır civili balyoz kıvamında "The Levelling Dust" geliyor, Mortuus un gırtlağından cıkan sesle de irkilebilirsiniz bir an. Akabinde gayet melodik hatta biraz arabik riffler var (daha önce de grubu dinleyen arkadaslar cakozlar durumu ) ve bu parca sonuna kadar da devam ediyor. Bu parçanın sonundaki outro kadar da rahatsız edici insanın başını döndüren bisey daha da dinlemedim sanırım..

Albümdeki gözde şarkılarımdan birisi de "Cold Mouth Prayer" adlı malzememiz.
İlk başında eski Darkthrone a selam cakan bir partisyon var ama Marduk bu durmaz rahat tabii akabinde direk kazımaya başlıyorlar. Mortuus un yazdığı sözler uzundur da bu şarkıda tamamen hükmünü koymuş adam. Ayrıca parça da bir de konuk solist olarak Joakim Göthberg kişisi katkıda bulunmuş gruba.
Ortalarda bir yerde şarkının adını kan kusarak okuduğu yer ise ölüyü bile diriltir.. Hele en sonundaki çinnn eden zil sesi cok klas bir ayrıntı olmuş :p

Albümdeki üçüncü şarkı yani " Imago Mortis "direk en eski Mayhem,Bathory hatta Celtic frost gibi grupların çalışmalarına fena halde worship bir parça olarak arşivimizdeki yerini almıştır. Bu şarkıdaki gitar soundu da bir tuhaf zaten. Hani konser ortamı tekrar olur da izlersek ortamı saca bulayacaktır. Solistin kendini aştığının da resmidir nazarımda bu şarkı aynı zamanda.

"Through The Belly Of Damnation" ee nerede eski hunharca kazıyan ortamı adrenaline boğan MARDUK şarkıları ? diyenin suratında patlayan ağar kazımasyon trampet düşmanı bir şarkı.
Senkoplu kısımda bass gitarın caldığı partisyon ve hemen dibinden giren kazımalar beni bitirmiştir zaten dakika itibarıyla.

"1651", bir evvelki albümden DEATHMARCH ayarında cok karanlık bir intro,derinlerde calan bando davulları ve üstüne artık vokal yapmayı gecip kin nefret kusan Mortuus hayvanının kükremelerine yataklık yapmış.
Bir nevi kabus nedeni diyorum abartıyosun.. diyolar buyrun bunu dinleyin o vakit :p

"Limbs Of Worship" bass gitaristin tek şarkıda da olsa hakimiyeti eline gecirdiği parçalardan birisi olmuştur MARDUK tarihinde. Genc davulcu Emil herifinin ise performans ve kondisyonu pek cok davulcuya parmak ısırtacak cinsten bir raddeye gelmiş hani her gruba bundan birer tane klonlamak lazım.
Morgan zaten grubun beyni veya omurilik soğanı görevini senelerdir tek elden götüren besteci olarak saygılarımızı kazanmış bir adamdır ve en iddialı gitarist performanslarında biri de bu parça bence.

"Accuser Opposer" adlı ağar klas şarkı, grubun şu andaki solistin veya iblisin ta kendisi olan Mortuus un gelmesi ile grubun ne kadar değişip aşırı uclara gittiğinin FUNERAL MIST den de bir lezzet taşıdığının bir diğer kanıtıdır. Bir rahip amcamız latince dualarını okurken gökler gürler şimşekler çakar cok ağır tempo ama cok yıkıcı fena halde vurucu parça girer.
Tabii böyle parçalarda gırtlaklarını yırtarcasına okuyup durumu lehine ceviren Mortuus un performansını da es gecmemek gerek. Plague Angel daki PERISH IN FLAMES gibi bi şarkıyı sevenler icin bu şarkı sanırım 13 alır 13 üstünden... Tüm bunların üstüne gayet temiz bir sesle parcada misafir kanka solist görevinde Naihmass Nemtheanga (Irish Primorial grubundan) isimli birisi de var. Bu da simdiye kadar hic yapılmamıs bir hadise olarak ilginc oldu acıkcası. Parçanın sonunda ise ilk baştaki ilahinin bu kez de Gregoryan versiyonu ile daha uzun dakikalar boyu dinliyoruz efendim..

Gene Mortuus un buz gibi çığlığı ile başlayan gene insanı ürperten "Vanity Of Vanities" adlı parça da bir diğer gözde şarkım. Deliler gibi hunharca kazıyarak hız sınırlarında gezen işlerde ve özellikle davulcular da cok varım. Arada giren senkoplu kısımlar ise apayrı klas olmuş.

Albümdeki bir diğer yıkıcı ve ağır tempo parçalardan birisi de " Womb Of Perishableness " olmakta. Ben bunu dinlerken biraz da Venom un daha sert daha gaddar vokallisini dinlemiş gibi de oldum. Hani arak filan değil de daha cok Venom Worship ayarında olduğu cok iyi bir tanım olur. Özellikle ortalarda sadece bass gitarla davulun takıldığı yerler cok kült olmuş kanımca. İyi tonlanmış biraz distorşınlı bass tonları cezbeder beni ezelden beri, ee Sodom la büyüdük :p Şarkı ayrıca icinde hic de MARDUK'dan beklemeyeceğiniz enfes bir gitar solosu da barındırıyor

"Voices From Avignon" bir evvelki şarkının outrosunun arasından cehennem topu gibi yükselerek gelen albümdeki aynı zamanda kapanış parçası. Uzun süre dinlenebilecek, şimdiden kendini gülle edasıyla kara metal tarihinde mührünü ortama basmış bir şarkı olarak da niteleyebiliriz.
Emil herifinin albüme ve de gruba vedasında bu kadar tehditkar kazıyacağını ben de akıl edemedim.
Parçanın sonunda da acık kalmış cok tırt şeyler yayınlayan arada da parazitlenen tv sesi var. Çok eski blues şarkıları filan calıyor böyle..

Kolaylık olsun grubun resmi web sitesi:
http://www.marduk.nu/

MySpace ise:
http://www.myspace.com/truemarduk

Hail of Bullets - …Of Frost And War Albümü Kritiği

    Aynen Terrorizer gibi nitelik olarak olmasa da nicelik olarak death metal dendiği vakit takipcilerin en azından bir dönem cok sıkı takip ettiği Gorefest,Pestilence,Asphyx ve de Bolt Thrower gibi grupların başarısında rol oynamış elemanların biaraya gelmesiyle oluşmuş bir grup HAIL OF BULLETS.
Gecen gün cok klas bi torun uyandırdı ise akabinde myspace den heriflerin ne isler cevirdiğini de şahit olduk albüm ise her sekilde kapsamlı ve faydalı vitamin hapı gibi mübarek.

Grubun adından da anlaşılacağı gibi en azından bu ilk albümün iceriği de kimilerinin cok karsı cıktığı hümanist pasifize tiplerin hic hazzetmediği savaş ve götürüleri hususlarından ibaret misal eski Asphyx de o islerle ilgilenmişti böyle ufak tefek bağlar kurulabilir tabii ancak özellikle alt yapı o üstte sayılan gruplara hic benzemiyor.

Madem böyle pompaladık ortama grubun elemanları ve pozisyonlarını ekleyelim,

Martin van Drunen - Vokal
Ed Warby - davul
Paul Baayens - gitar
Stephan Gebedi - gitar
Theo van Eekelen - bass gitar


Metal Blade etiketi ile yakında yayınlanacak albümdeki parçalar,

1.Before the Storm (Barbarossa)
2.Ordered Eastward
3.The Lake Ladoga Massacre
4.General Winter
5.Advancing Once More
6.Red Wolves of Stalin
7.Nachthexen
8.The Crucial Offensive(19-11-1942, 7.30 AM)
9.Stalingrad
10.Insanity Commands
11.Inferno at the Carpathian Mountains
12.Berlin


Kasırga önceki sakin ortam direk "Before the Storm (Barbarossa)" adlı parcayı işaret ediyor safkan klavye partisyonu cok da hüzünlü bir tadı var.
Daha cok İsvec tarafından cıkan gruplarda görülen bir soundla start alan "Ordered Eastward" ise oldukca klas bir şarkı.
Askeri bando trampetleri ile donatılmış partisyondan sora giren takır takır speed döşenmiş vokalli kısım muhteşem olmuş.

"The Lake Ladoga Massacre" ağar aksak giren cok karanlık bir şarkı.
Akabinde biyerde gene kuduruyolar adamlar ama ha deyince böle insanın icini kasan şarkılar da her gruptan cıkmıyor maalesef, bu da adamların kalitesi ve tecrübesi.
Yılların eskitemediği yırtık vokalist Martin abinin performansı da hic kacmıyor cnm kulaklardan hasret kalmışız böyle cadaloz performansa.

Tam da o eski efsanevi Dismember tadı tuzu iceren parçalardan bahsederken
"Red Wolves of Stalin" adlı parçaya da değinmeden olmaz.
2008 gibi bir tarihte böle iyice bi eski model iyice bir radikal death metal yapmak bu adamların da nato kafa nato mermer tipler olduguna delalet ama su parca en zırtapozundan en sürmeli ojelisinden en az bir düzine death-core grubunu ciğner tükürür atar kanımca.
Cok klas bir atmosfer var parcada hem durağan hem de haddinden gaz bir alt yapı iyi tonlanmış gitarlar ve davulla kusursuz hale gelmiş ellerinden öpülesi tipler bu herifler.

"Stalingrad" aynen bir evvel bahsedilen parçaya benzer bir şarkı daha bu albümden.
Özellikle vokal altı gitarlar enfes olmuş, bu adamlarda ne gaz var böyle?
Aralarda değişse de sabit bir riffe sahip cıkılmış cok sadık kalınmış bu islerin tadı da böyle cıkıyor bence.

"Inferno at the Carpathian Mountains" su ana kadar bu albümde dinnediğim en başarılı parca.
Ancak bu tip death metal emektarlarından böyle klas bir is cıkardı zaten.
Özellikle nerdeyse 5 dakkalık sarkıyı böyle akıcı böyle akılda kalıcı yapmaları bile kafi miktarda bu tip seyleri kovalayanları eminim cok tatmin edecektir.

Meraklıları icin grubun web sitesi,

http://www.hailofbullets.com/

Yok direk şarkılara kitlenelim diyenlere MySpace adresi,

http://www.myspace.com/hailoffuckenbullets


Degrade - Lost Torso Found Albümü Kritiği

  İsvec topraklarından dünyaya yayılmış ve bir ep bir de albüm cıkartmış DEGRADE in hemserisi gruplardan en belirgin farkı yaptığı müziğin genel soundu ve de alt yapısı şüphesiz.
Herifler bildiğimiz senelerdir dinlediğimiz Amerikan tarzı cok sıkı ama pek de fark ortaya koymayan gayet zalim parçalara imza atmışlar.
Öyle cok ahım sahım üstüne cok düsülecek insanı kahredecek parçalar icermemesine rağmen bu albüm grubun ilerideki yıllarda göstereceği performans acısından da umut verici.

Grubun kadrosu,

Manne - Vokal
Victor - Gitar,Vokal
Söder - Gitar
Kristian - Bass gitar
Berto - Davul


Permeated Records etiketli 2006 cıkıslı albümdeki parçalar ise,

1.Torso Extraction
2.Prenatal Butchery
3.Blood Rampage
4.Lost Torso Found
5.Bag of Disposed Organs
6.Drastical Dismemberment
7.B.T.K.
8.United In Brutality
9.Degraded Into Worms MK2


Albümün acılısında monologdan ibaret cok kısa bir intro var akabinde Torso Extraction ile bu klas albüm start alıyor.
Dinleyicinin ilk dikkatini cekecek olay kanımca vokalistin ortaya koyduğu gaddarlık.
Aralara serpiştirilmiş domuzdüzen kısımlar ise cok baştan cıkarıcı.

Albüme adını veren Lost Torso Found ise her notası her vurusuyla pozisyonunu hakediyor grubun 2 elemanının vokal kastırması ise bence cok yerinde bir karar.
Özellikle panzer etkili kazımalı kısımlar ibret i alem olmuş pek cok grubun tepesine binebilecek tiplerle karşı karşıyayız diyor ister istemez insan.

Drastical Dismemberment bu çalışmanın sanırım en pislik en leş işi, bazı kısımlar artık yeraltı kazımacı grupların arasında resmen efsane olmuş Devourment tadı ihtiva ediyor bu tip altyapılar tadında bırakıldığı yani eşeğin icine su pompalanmadığı sürece hiç şüphesiz göz yaşartıcı gaz etkisi veriyor ortama öyle bir ızdırap..

United In Brutality cidden muhteşem ve cok tehditkar bir şarkı.
Daha ilk saniyesinden itibaren adamı bunu dinleyince önce mest sonra da nakavt ediyor hele de bir iş bikac kere üstüste hele de tutulup dinleyince doğaldır insan cok yüz ekşitiyor gece gece hem de.
Çok nizami cok örnek gitar partisyonları var bunlar fena hasta ederler adamı.

Hemen parçalara göz atmanız icin MySpace adreslerini ekleyelim,

http://www.myspace.com/degradedm

The Secret - Disintoxication Albümü Kritiği

  İtalyan The Secret bolca metalcorea bulanmış hardcore/grind işlere bakan bir grup. Çok da kovalamadğım bir tür açıkçası Red Chord, The Dillinger Escape Plan, Whitechapel ve özellikle fena halde andırdığı Converge gibi ağır fanı olmadığım grupların şık bir takipçisi.


Marco Coslovich - vokal
Michael Bertoldini - gitar
Giacomo Totti - bass
Christian Musich - davul



İntro şeysi olan Morte nin ardından giren açılış parçası Disintoxication kaotik gitarlar, üstü Marco Coslovich'in bol screamleri ile şık bir parça. Ortalarındaki davul olayları da pek klas. Albümün geneli gibi bir hayli Converge işi bir parça olmuş.


Albümün kanaatimce en babayarro parçası olan Inferno screamler ve çiğ gitarlar ile tekme tokat giriyor. Pis moshpit katliamı yaratır canlı icrasında. Temponun düşüp ardından tekrar patladığı bölümlerde davullar yine çok klas.


Funeral Monolith yine klas davul olayları ile açılıyor, kısa bir riff ardından ağır kazıma giriyor. Marco Coslovich'in Topmavari salça vokali ve sık kullandığı screamleri türe çok iyi gidiyor. Kill the Dead Coslovich'in screamleri ile açılıp seri davullar ile sapıtsa da tempo düşürülüyor ki bu olay albumün genelinde en büyük olumsuzluktur gözümde. Parçalar daha kısa tutulup hızın düşürüldüğü kısımlar olmasa baştan sona nefis bir kazımasyon olurmuş albüm.


Bol screamli metalcorelu grind işleri seven, Whitechapel, Converge kovalayan bünyeler için şık bir album.



Morte
Disintoxication
Inferno
Poisoned Blood Is Never Enough
In Limbo
Saul
Funeral Monolith
Umea
Death to Pigs
Kill the Dead

• Kataklysm - Prevail Albümü Kritiği

Kanada’nın dev gruplarından Cryptopsy’nin albüm kritiğinden kısa süre sonra Kataklysm’inde kritiğide “Canadian Assault” şeklinde kolpalar kolpası ifadem ile birlikte sevgili Bira semalarında yer almakta. Grubun 2007’deki live albümü oldukça leziz ve fanları doyuran bir çalışmaydı, onun öncesinde çıkardıkları In the Arms of Devastation albümü ise ülkemizde fason metal tekstili piyasasında Cradle’la bile boy ölçüşecek bir hale gelmişti, buralarda bu kadar tuttuysa yurtdışında ne kadar tuttuğunu siz düşünün !?! Şirketleri Nuclear Blast’ın gruba daima verdikleri destekten kelli ne kadar başarılı olduklarını söylemeye gerek bile yok. Kritiğini yaptığımız albüm grubun 11. Stüdyo albümü ve 92’deki ilk albümlerinden bu yana kendilerine has diyebileceğimiz bir tarza, “Kataklysm Sound’u” diyebileceğimiz bir sounda sahipler. İşte bu noktada “Kataklysm Sound’u” ve “Kataklsym Stili” diyebileceğimiz bu müzik artık ne kadar orjinal geliyor insanlara bilemiyorum. Grubumuzun kadrosu şu şekilde :

Maurizio Iacono - Vokal
Jean-François Dagenais - Gitar
Stéphane Barbe - Bass
Max Duhamel – Davul

Albümün şarki listesi ise

1- Prevail
2- Taking the World by Storm
3- The Chains of Power
4- As Death Lingers
5- Blood in Heaven
6- To The Throne of Sorrow
7- Breath To Dominate
8- Tear Down the Kingdom
9- The Vultures Are Watching
10- The Last Effort

Albüm kritiğine damardan giriş yapacak olursak :

Müzik Ne Tarz ?/ Yaptıkları İşin Hakkını Vermişlermi ?

Bilmeyenler için söyleyelim, elemanlar Yer yer melodik rifflerle süslenmiş bir death metal icra etmekteler ki bu müziği bol bol ekledikleri oturaklı, konserlerde bol headbang garantili standart rifflerle çok şık biçimde süslemekteler. Bu albümde de farkeden çok fazla şey yok. Grubun ölümcül bir takipçisi olmasam da yıllar içinde elemanların hızlarının çok çok çok yavaş bir biçimde olsa da azaldığını hissediyorum bazen. Prevail olması gerektiği gibi gaz bir açılış ile seyirciyi selamlamakta. Max Duhammel’in kesinlikle grubun orjinalliğinde katkısı olan davul stili blastların başladığı ilk an ile kendini gösteriyor. Yıllardır grupta rifflerin tek yazarı gibi gözükmekte olan Jean-François Dagenais (ismi c/p ettim itiraf ediyorum) ise son birkaç albümdür net biçimde hissettiğim üretkenlik kısırlaşmasına kapılmaya devam etmekte bence. Vokaller yer yer çok şık efektlenmiş, yani elemanın ham sesini duymak yerine daha atmosferik bir sound var abimizin sesinde.(Dediğim gibi, yer yer malesef...) Bir Nuclear Blast grubu her metalci tarafından dinlenilebilmelidir gibi bir kuralımı var adamların bilmiyorum ama bazı riffler “halamın oğlu çalıyodu geçen gün bunu” dedirtecek derecede tanıdık. Melodik yapısı içinde, bazı riffler Melodik Black Metal ile, bazıları İsveç death Metali ile ilişkilendirilebilecek riffler mevcut ki ben en çok Blood in Heaven şarkısındaki atmosferi beğendim albümdeki melodik mevzular içinde. Hypocrisy’nin eski albümlerinden (Abducted, The 4th Dimension) şeyler hatırlattı bana,ayrı bir sevdim şarkıyı. Bu arada elemanların performansları hakkında da ir kaç şey demek şart. Bence gayet çık ve temiz çalınmış, yılların tecrübesi olan bu elemanlar için gayet iyi bir şekilde kotarıldığı bariz olan bir albüm. Kendi tarzlarında sevilmeye devam edecek bir iş. Yaptıkları işin hakkını vermişler demek lazım hakikaten...

Kayıt ve Prodüksyon ?

Grubun bu zamanki tüm işlerinde prodüktör eleman, gitarist Jean-François Dagenais olagelmiştir ve bu albümde de iş aynı şekilde yapılmış. Kayıtın mixini ise Jason Suecof kişisi ile Florida’da yapmışlar. Bu büyüklükte, bu büyük bütçelere ve imkanlara sahip gruplar için işin harika olacağı zaten aşikar. Fakat ben elemanlardan yıllardır daha karanlık soundlar beklerim, davulların felan bu kadar temiz olmaması gerektiğini düşünürüm. Aynı fikirlerim bu albümde de devam etmekte. Yani b.k atmış olmayalım, piyasadaki 10 kayıdın 9,5 unu tokatlar bu kayıt ama yine de ben bu soundlarının fanı olamadım bir türlü.

Risultante İmportante

Evet, Fatih Hocamızın efsanevi cümlesinde dendiği gibi sonuca geliyoruz. Albüm bildiğimiz Kataklysm soundunda, her zaman melodik şeylerin biraz daha katıldığı ve fanlarının beklentilerine ilaç olacak cinsten bir albüm ama Kataklysm’dan farklı bir şeyler bekleyenlerin çok fazla takılmasına gerek yok derim. Bu aralar Deicide kasırgasından zaman kalırsa bu albüm arada gayet iyi gidebilir. Bence grubun diskografisinde eksik noksanlıkları olduğu kesinlikle düşünülmeyecek bir albüm ama bence 2. bir gitarist ihtiyaçları her seferinde daha da acil bir şekilde gözüküyor. Yeni riffler, yeni açılımlar lazım adamların müziğine. Cryptopsy gibi tümden farklılıklar yaratmaya gerek te yok, Death Metal’in sonsuz zenginliği malum...
Him-lisch DarkLight-Liste Pagerank MekanRock.Net | Rock ve Metal Toplist