Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image Hosted by ImageShack.us


Yazılar

bir gecede emo olma kuralları

Üstünde saçma sloganlar olan eski tişörtler, solmuş lakostler, polo gömleklere ulaşmak hiç zor değil. Çok uygun fiyata haftanın her günü için birer tane alabilirsiniz. Pantolonlar ve şortlar için de sorun yok. Eski takımların pantolonları yıpranmış hakiler emoluğun yapıtaşlarıdır. Bit pazarından bazı cool eski spor ayakkabılar bulmaya çalışın. Yapacağınız en büyük tehlike üzerinize yeni geçirdiğiniz emo kostümünü yepyeni bir ayakkabı ile tamamlamak zorunda kalmanızdır.

Emo kuralları #2: Tişört ne kadar dar, sıkı o kadar iyi.

Gerçek bir emo olarak görünmenin en önemli öğesi eskimiş giysilerinizin tam tamına üstünüze oturmasıdır. Tişörtlere gediğimizde eğer size dar geldiğini hissediyorsanız tamamdır. Serseri görünmekle hip ve emo görünmek arasında büyük fark vardır. Çizgili Le Tigre golf tişörtünüz biraz bolsa ya da uzun deri bir ceketle market arabasını itiyorsanız pek inandırıcı olmazsınız ya da Sunny Day Real Estate�in eski basçısına benzersiniz.

Emo kuralları #3: Saçlarınızı taramayı bırakın.

Saçınız ne kadar dağınık, o kadar düzgün bir emo�sunuz. Arasıra kestirmeyi tabii ki unutmayın. Çok fazla uzarlarsa Slayer tişörtü alamamış bir metalciye dönersiniz sonra. Saçınızı yıkayıp yıkamamak size kalmış. Hep komik ekose bir golf şapkası giyerseniz emo elitinde büyük puanlar kazanırsınız.

Şimdik geldik 4. kurala, bir emo olmak için en önemli yani çok önemsiz olanı bu: Müzik.

Emo kuralları #4: �Get Up Kids� yazılı bir CD gördünüz, alın!

Son paranızı da harcamadan emo olabileceğinizi sanmadınız umarım. Emo giyim tarzının altında yatan fikir daha fazla uyduruk emo CD�leri alabilmek için geriye para kalmasını sağlamaktır. Gerçi müzik marketlerde sorun yaşayabilirsiniz. Emo CD�leri nerede derseniz çalışanlar size boş boş bakabilir ya da size bulabildikleri ilk pop-punk cd�sini gösterirler. En iyisi indy müzikler satan bir yere gidip Weezer�a benzer birşeyler istiyorum demek. Eğer şanslı iseniz sizi kanatlarının altına alıp Promise Ring EP�sine ulaştırırlar.

Burada önemli bir nokta: pop punk ve emo ASLA aynı şey değildir. Kaçınmanız gereken, emo arkadaşlarınızın yanında �Blink 182� ve �Sum 41� gibi gruplardan bahsetmektir. En sevdiğiniz Jawbreaker parçasından falan da bahsederseniz MTV seven bir kek durumuna düşersiniz. Bunun olmasına izin vermeyin.

Pop punk ile emo arasındaki farkı daha iyi anlamanız için basitçe şunu söyleyeyim: emo gruplar henüz mainstream olamamış pop punk gruplarıdır. Ne kadar tanınmamış indy punk gruplarına ait albümünüz varsa o kadar iyi. Emo grupları ayırt eden diğer şeyler ise kolayca akılda kalan ciyak ciyak şarkı sözleri, parıldayan gitarlar ve sayı içermeyen isimlerdir.

Herşeyden önce gardrobunuzu değiştirmeyi ve biraz daha pahalı cd fiyatlarını karşılayabilirseniz siz de başarılı bir emo olabilirsiniz. Unutmamanız gereken en önemli nokta diğer emo�larında en az sizin kadar çatlak olduğu. Ortamı devamlı takip eder ve yeni bir Sunny Day Real Estate ve Weezer�e benzer kendince harika bir grup keşfedersen bu iş olmuş demektir; emo arkadaşların arasınnda popüleriten fena halde artar hatta pembe saçlı bi-polar(psikoloji:hem manyak hem depresif) bir kız arkadaşın bile olur.
İyi şanslar .

emo modası,emo kıyafetleri


 

 

 

 

 

 

 

imzalı emo resimleri

 


 


 

 




 
 




 


Resmi Büyütmek İçin Lütfen Üzerine Tıklayın...


Coldworker - Rotting Paradise Albümü Kritiği

    Isvec menşeili saldırgan ölümcül metal grubu COLDWORKER ve yeni albümü ROTTING PARADISE bugün icinde ele gecirilmiş ve saatler benim icin neredeyse su gibi akmıştır.
Aynen 2006 cıkışlı "The Contaminated Void" gibi grup, gayet başarılı ve vurucu 12 adet birbirinden klas parçada bu tip sağlam ve gaddar kazımacı türdeki iddiasını tekrar tekrar ortaya koymuş. Üstelik bu albüm ilkinden cok daha karamsar cok daha kötümser bir atmosfer hissettiriyor dinleyicisine.

CW elemanları ve pozisyonları,

*Joel Fornbrant - vokal
*Anders Jakobson - davul
*Anders Bertilsson - gitar
*Daniel Schröder - gitar
*Oskar Pålsson - bass


Relapse Records etiketli albümdeki parçalar ise,

01.Reversing the Order
02.Citizens of the Cyclopean Maze
03.Symptoms of Sickness
04.The Black Dog Syndrome
05.Comatose State
06.Paradox Lost
07.The Last Bitter Twist
08.Seizures
09.The Machine
10.I Am the Doorway
11.Scare Tactics
12.Deliverance of the Rejected


Gruptaki elemanlar hic yabana atılacak tipler değil buna en iyi örneklerden birisi henüz albümün en başında yer almış Reversing the Order adlı şarkı. Muhtesem bir is cıkarmışlar özellikle solistin performansı cok klas. Kısmen o memleketin eski gruplarından dinlediğimiz bu tip parçalar eminim cok cazip gelecektir dinleyicisine.

Yeni çalışmanın pırlanta değerindeki şarkılarından birisi Symptoms of Sickness.
Baştan sona cok sürükleyici bir parca özellikle efsane Nasum'dan tanıdığımız ve saygılarımızı her an sunduğumuz davulcu Anders ayaküstü kazıma ve klas partisyon yazma dersi de vermiş altyapıda.

Tuhaf baslayıp tuhaf biten ama kazımadan zerre ödün vermeyen Comatose State de bu albümdeki gözdelerimden birisi. Grup ikinci albümü olmasına rağmen su an sırf su sarkıyla bile adını ölümsüzler listesinde en tepelerde biyere yazdırmış olmalı kanımca. Normalde pek de önemsemediğim olmasa da olur dediğim klas gitar sololarından birisi de parçaya amortiden lezzet veriyor.

Bass gitarist Oskar efendinin akıcı ve seri partisyonlarından biriyle başlayan Seizures ise bu albümün lokomtif hatta şimendifer etkili şarkısı. Çok sert resmen mermi gibi bir iş cıkartmışlar ortaya cok iyi kurgulanmış bir alt yapısı var bikac kere üst üste dinlediğimde bu grubun fanı olmaktan gurur duyduğumu belirtmek isterim.

Grubun irili ufaklı pek cok mekanda sahne aldığını biliyoruz da bu
I Am the Doorway in caldığı mekandaki tiplerden insana bir hayır gelir mi hic bilemiyorum. Son zamanlarda dinlediğim en pislik en ic karartan şarkılardan birisi gene davulcu Anders abimize el pence divan şekillere girmek ise hayranlarının boynunun borcu 10 numara bir performans var adamda..

Deliverance of the Rejected albümü tekrar tekrar belki de bikac gün durmaksızın dinletmenin sigortası olan aslında sona kalmayı hic hakketmemiş ama böyle sıra dışı ve ağar klas albümde başın sonun bir öneminin olmadığını da gösteren şarkıdır aynı zamanda.
Tüm parça boyunca hem bir kaos hem de fevrilik dikkatlerden hic kacmıyor böylesine temiz yüzlü ve sakin takılan adamlardan böyle işlerin cıkması ise başlı başına muallakta bırakıyor bizi.

Meraklıları icin grubun web sitesinin adresi
http://www.coldworker.com/

MySpace den şarkılara yumulalım diyenler icin ise adres,
http://www.myspace.com/coldworker

Moonspell - Night Eternal Albümü Kritiği

    Portekizli Gotik - Black(?) grubu MOONSPELL yeni albümü Night Eternal ile fanlarına tam da kulaklarına layık bir 45 dakika vaad ediyor.
Yaklaşık bir tanımla gene Memorial gibi bir albüm söz konusu, altyapılarda bolcana klavye kullanılmış belli bir konsept üzerine neredeyse koca bir albüm oluşturulmuş.
Oldukca eski parçaların yeniden düzenlenip evirilip cevirilip kaydedildiği Under Satanae albümündeki o klas partisyonlarla zenginlesmiş gitarlara bu yeni albümde pek rastlanmıyor maalesef.
Bu tip isleri kovalayan bayanların gözdesi solist ve grubun esas adamı Fernando kişisinin ise gene bir gözden / kulaktan kacmaz hakimiyeti söz konusu bu çalışmada.

Grubun elemanları ve pozisyonları,

Fernando Ribeiro - Vokal
Ricardo Amorim - Gitar
Pedro Paixao - Keyboards, gitar
Aires Pereira - Bass gitar
Miguel Gaspar - Davul


SPV - STEAMHAMMER etiketli albümdeki parçalar,

1.At Tragic Heights
2.Night Eternal
3.Shadow Sun
4.Scorpion Flower
5.Moon in Mercury
6.Hers is the Twilight
7.Dreamer (Lucifer and Lilith)
8.Spring of Rage
9.First Light


Eski Kadirli Türkan sultanlı Türk filmlerinden kopmuş gelmiş bir klavye tonu ile albüme start veren parça At Tragic Heights. Sabit MS parçalarından birisi de diyebiliriz buna, yeni bir hadise albümde zaten yok ama parca, bu tarz isleri sevenlere ilac gibi gelecektir.

Albüme de adını veren Night Eternal arpejleri rüzgar canları vs gibi eklentileri ve türün kacınılmaz öğesi bağyan aryaları ile dikkat cekici bir diğer şarkı.
Parçanın gitarları gayet iyi ama kanımca gene de cok gerida kalmış enstrüman olarak albümün üvey evladı durumunda hatta şarkıdaki solo bile durumu kurtarmıyor.

Moon in Mercury albümdeki kısmen gaz ve sert parçalardan birisi. Bu adamlara eski albümlerden de bildiğimiz bu tip isler daha iyi gidiyor bence tüm albüm böyle olsa cok daha katlanılır olabilirdi ama yazmadan, fikir beyan etmeden es gecmeyi uygun bulduğum Scorpion Flower gibi işler yüksek miktarda mevcut bu albümde..

Hers is the Twilight en kalburüstü gothic-metal grubuna kafa tutacak bir şarkı.
Cok sıkıcı cok da ilkel bir parca olmuş grubun beyni veya omurilik soğanı Fernando beyimizin performansı da cok hafif kacmış ne yazık. Adamların neyin peşinde olduğunu anlayabilmiş değilim tam olarak ama uzun vadede kenara itilecek bir iş olduğu şüphesiz en azından benim acımdan.

First Light albümün ya da işkencenin son parçası hem de grubun başka mecralara kaydığının acık göstergesi. Şantöz hacının bu parçada da varlığı kacınılmaz üstelik gene arpejler gene bitmek tükenmek bilmez fısıltılar aryalar ucusuyor tüm şarkıda. Olmamış hic olmamış :p

Grubun web sitesinin adresi:
http://www.moonspell.com/

MySpace adresi ise,
http://www.myspace.com/moonspell


Cavalera Conspiracy - Inflicted Albümü Kritiği

  Açıkçası ben diyeyim albüm tür cümbüşünden geçmiş sanki Sepultura,Soulfly sentezli bir grup ve albüm ''Inflicted''.Birçok Sepultura fanatiğinin beğenisini yine kazanamadı,forumlarda da pek olumlu yorum göremedim lakin bu oluşum bana göre de umut verici

Her zaman Sepultura'nın bu kardeşlerde en etkili olduğunu savunan bireylerden birisiyimdir ben de.Sırf bu albümün incelemesini de aslında onun için yapmaktayım..
Hanımları uğruna Sepultura gibi çakı gruptan ayrılıp grubu öldüren Max ve Igor Cavalera biraderler projelerini bir yere bırakıp 'Inflicted' adındaki bu albümü piyasaya sürmüşlerdir.Tabi promosu çok önceden forumlara düşen albümün çıkışında tüm ahali çoktan grubu dinlemiş ve sindirmiş hale gelmiştir

Albüm bana göre orta düşük,yani beklediğim dereceyi yakalayamamıştır ki vokallerde de müzikte de Thrash var lakin içine yine de Soulfy'dan esintiler kaçmış ki albümü batırmaya yetecek kadar sinmiştir

Şöyle bir albüme bakacak olursak şarkıların olası klip çıkış parçaları beliriyo gibi sanki Inflicted,Sanctuary bunlardan ikisi.Fakat Soulfly yorumundan daha güzel bi hale gelmiş Cavalera Conspiracy,tabiki Sepultura'nın 1996 yılı öncesi imajını hayatta yakalayamayacağını tahmin ediyorum

Neverdust albümde açıkçası tek beğendiğim parça diyebilirim ama Inflicted'de albümün çıkış parçası olunca biraz daha üstünde durulduğu için cazip gelebiliyor.Cavalera biraderlerin piyasaya yavşamadan diğer albümü güzel yapmalarını dilerim sadece

Tracklist :

1. Inflikted
2. Sanctuary
3. Terrorize
4. Black Ark
5. Ultra-Violent
6. Hex
7. The Doom Of All Fires
8. Bloodbrawl
9. Nevertrust
10. Hearts Of Darkness
11. Must Kill

haykoyu sevgilisi ile yakaladık

hayko ve sevgilisi

Bolt Thrower - ..For Victory Albümü Hakkında


    Death Metal ortamlarında İngilizlerin belki de bunca birbirinden sağlam albüm, bunca festival veya konsere de cıkmışlığına rağmen en yeraltı takılan en radikal ve de asla cizgisini bozmamış ve bu müzik türü icinde ağırlığını da olanca gücüyle koyabilmiş grubudur Bolt Thrower. O kadar da cok tarafımdan sevilen ve uzun zamandır da dinlediğim grup olmasına rağmen albümlerin birbirinden klas olması hala bugün bile maymun ediyor sahsen beni.
Aslında sitenin bu kısmına daha eski tarihlerde yayınlanmış War Master veya The IVth Crusade albümlerini yazmayı hem de uzun zamandır planlıyordum örneğin ta ki bu aksam muallakta kalana kadar..Akabinde grubun erkek fanlarda hiç şüphesiz testosteron hormonunu kesinlikle tavan yaptıran bu albümde yani direk buram buram zafer! kokan ...FOR VICTORY albümünde karar kıldım iyi mi ettik yazının ilerisinde hep beraber göreceğiz.

Grubu seven kadar sevmeyen de olabilir sırf su iceriğinden dolayı, daha önceki senelerde dergilerde kendilerine her türlü faşizanlık her türlü militaristlik ve şiddet taraftarlığı yakıştırmaları da yapılmıştır ancak barışdan sevgi saygı hoşgörüden bahsetmek (bir nevi cicek cocuk takılmak ) de ne kadar gercekci ve kabul görür bisey tabii tartışılır.
Bunun haricinde eğer sorun bu iceriği parçalarda da hissettirebilmek ise BT bunu cok klas başarabiliyor.
Kapak ise yıllardır favori çalışmalardan birisidir, fotodaki askerler kimbilir nereye kimlerin canını yakmaya gidiyor:p

Grubun bu albümdeki kadrosu,

Karl Willetts - Vokal
Jo Bench - Bass guitar
Baz Thomson - Gitar
Gavin Ward - Gitar
Andy Whale - Davul


1994 de yayınlanmış Earache Records etiketli bu görkemli ve fevri albümdeki şarkılar,

1.War
2.Remembrance
3.When Glory Beckons
4....For Victory
5.Graven Image
6.Lest We Forget
7.Silent Demise
8.Forever Fallen
9.Tank (MK 1)
10.Armageddon Bound


Grubu benzerlerinden ayıran şeylerden birisi hic şüphesiz genel soundu.
Hatta bu albümün soundu daha sonra yayınlananlardan da güzel geliyor bana nedense. Yıllardır her dinlediğimizde bunu böyle düşündürtmesi bass gitarist ve bu ortamların taclı kralicesi JO BENCH tonları veya performansı sayesinde midir onu hala varsa bilmeyenler, dinleyince karar verip eklerler alt kısma.

War da bu klas albüm icin cok iyi secilmiş enstrümantal ve cok ruhlu bir intro zaten.
Büyüklerimiz,tavrını daha ilk saniyeden acık acık ortaya koymuş savaş sa savaş! diye gider yapmış.
Dinlerken insanın sacları dikiliyor öylesine les ve barut kokan bir atmosferi sağlamış adamlar ve yüceler yücesi bayan ancak gruptakiler bunla da yetinmemişler bu kez Remembrance davası baslıyor hem de cok keskin bir top güllesinin fırlaması ile.
Enfes bir şarkıdır nazarımda bikac konser kaydında da izledim off diyorum sadece ortam icin. Aslında hadisesi de sadeliği biraz sanırım ama bir o kadar da balyoz bir iş bence.

Albüme adını veren FOR VICTORY insana ölümcül metal fanı veya BT takipcisi olmanın gururunu yaşatıyor, resmen siperi evinize kadar getiren kafa üstünden gecen mermileri hissettiren parçalara pek rastlanmıyor biliyorsunuz.. Cok görkemli gitar riffleri üzerine Karl amcanın o hayvansal vokallerine cok varım zaten. Böyle albüme böyle ruhlu bir şarkı yakışırdı.

Lest We Forget süngü gibi soğuk ve keskin bir BT parçası bu albümdeki en değerli en safkanından death metal kokan işlerden. Yaklaşık 4 bucuk dakka boyunca aslında metronomu cok da arttırmadan gayet sert ve seri çalabilen grubun kudretine şahit oluyoruz. Jo hatunu ise şarkıda bazı kısımlarda Sodom şefi Angelripper a kafa tutuyor bu esnada hala cok fena hastasıyım kendisinin.

Silent Demise kanımca albümün en karanlık çalışması. Bu metronomu düsürüp hatta baya bir yavaş calıp aslında dinleyicisinin cukurunu kazan gömmeye hazırlanan kazıma islerinde en az Obituary kadar BTde de var. Grubun extra bisey yaptığı yok ama katışıksız death metal calmaları ve kendilerince yorumlamaları bile kafi gelebiliyor bazen.

Tank (M1) albümdeki en gizemli en leş işlerden birisi aynı zamanda. Gayet akılda kalıcı hatta cok sabit BT parçalarından birisidir grubun tüm karakteristiğini koyuyor ortaya. Hep bir gerginlik hep bir catışma sonrası hüzün var tüm şarkıda hakatten enfesmiş.

Albümü acıldığı gibi yani seri ve gaz bir parçayla bitiren grubun son şarkısı ise Armageddon Bound. Karl haconun su performansına da cok varım herif resmen vurucu timi hedefe yollayan bir edayla okumuş ve bir o kadar inanarak performans sergilemiş şarkıdaki solo ise cok cok başarılı.

Grubu merak edenler icin web sitesi:
http://www.boltthrower.com/

MySpace adresi ise:
http://www.myspace.com/boltthrower

Vargnatt - Wintergrab Demo Kritiği

  Yıllar önce Burzum albümlerinde, Black Metalin acımasız, pislik, taviz vermeyen yapısının yanı sıra yoğun bir atmosfer ile melankolik, hüzünlü, depresif hatta acı kokan bir hal alabileceğini gördük. Sonra tabiî ki adım başı örneklerine rastlar olduk.

Wintergrab kendini kasan dinleyicilerin Ambient/Black, Depressive Black gibi başlıklar altında inceleyebileceği tarzda müzik icra eden Alman topluluğun ilk demosu. 2006 yıllarında Evae tarafından tek kişilik olarak kurulup bu demodan sonra grup halini alan proje çok beklemeden ilk meyvesini veriyor.

1. Ausklang des Herbstes
2. Am Walde 
3. Wintergrab 
4. In Erinnerung
5. Lost Wisdom (Burzum cover)  parçalarından oluşan demo, blackmetal ortamlarındaki demolar göz önüne alındığında bir ep kalitesini rahatlıkla taşıyor.

Düşük tempolu, cadaloz gitarlı açılış parçası Ausklang des Herbstes’i  “Dungeons of Darkness” worshipi tadındaki uğultudan ibaret Am Walde parçası takip ediyor.

Akustik gitar ile açılan ve şarkının devamında da bolca kullanılan, demonun isim parçası Wintergrab derinlerden gelen vokali, tek düze tekrar eden gitarları ile yer yer yükselip yer yer en dibe inilmiş bir parça.

Doom Metal ürünlerinde rastlanabilecek karamsarlık ve hüzündeki In Erinnerung da tekrar tekrar dinlenilebilecek başarılı bir parça olmuş.

Kapanış için seçilen Burzum parçası Lost Wisdom, albümdeki en iyi kayıta sahip parça. Orijinalindeki kadar uzatılıp gerdirilmeyen gitar ve vokaller ile şimdiye kadar yüzlerce kez yapılan Lost Wisdom coverları içinde üst sıralarda yer alacak başarılı bir çalışma olmuş.

En azından bir kez dinlenmeyi hakeden bir kayıt Wintergrab.

http://www.vargnatt.de.ms/
http://www.myspace.com/leraikha

Flesh - Worship the Soul of Disgust Albümü Kritiği

  Thrown, Deceiver ve Maze Of Torment gibi çok deli kovalamadığım gruplarda yer almış Peter Karlsson kişisinin projesi olan Flesh açıkçası çok şık kapağına rağmen albümü edinme konusunda çok da gaza getirmemişti beni. Bir elemanın ''süper lan çok pis old school İskandinav death meta havaları'' demesi ile gaza gelip indirdim ve olaylar gelişti. l

Pete Flesh - vokaloğlan, gitar & bass gibi

Flingan - vurmalı/tepmeli olaylar


İlk parça olan Shatahan bolca black metal etkili girişi ile ilk andan koyuyor ağırlığını. Pete efendi alttan çok şık solomsu işler yaparken birden piano giriyor (oha!). Bu kısa geçişin ardından parça 80 lerin İskandinav death metal havaları ile black metal arası çok klas bir hal alıyor. Bıkmadan usanmadan üstüste kazınan black metal riffleri çok şık. Yaklaşık 7 dakika süren parça ile çok gaddar giriş yapmış adamlar, tebrik ederim.

Ardından gelen I Masturbate To Jesus Christ (bravo arkadaşım çok güzel yapmışsın) albümün en black metal parçası. Desaster'in black metale en yakın duran mid tempo parçaları tadında. İntro ile gergin, kıllı bir ortam yarattıkları Night Of The Funeral Bells ve ardından gelen Fuck The Romantic- Fuck The Gothic Peter Flesh abimin ellerinden öpme isteği yarattı. Fuck The Romantic- Fuck The Gothic Flingan kişisinin öne çıktığı parça olmuş. Elemanın zilleri döve döve öldürmesi üzerine hırıltılı, pis ve çiğ bir vokal.


80 lerin İskandinav death metal olaylarını seven bünyelere, bolca black/thrash metal döşenmiş kazıma arayanlara tavsiye edilir. Şık albüm yapmış Peter abi.






1. Shatahan
2. I Masturbate To Jesus Christ
3. Night Of The Funeral Bells
4. Feast On The Soul
5. Fuck The Romantic- Fuck The Gothic
6. Sluts And Whores
7. Sadistic Penetration
8. My Penis Will Be Your Opera
9. Worship The Soul Of Disgust

Him-lisch DarkLight-Liste Pagerank MekanRock.Net | Rock ve Metal Toplist